KURAN'DA FAYDALARINA D�KKAT �EK�LEN BES�NLER

Bir insan Kuran ayetlerini derinlemesine d���nd���nde, Allah'�n kitab�nda insan�n ihtiya� duydu�u her konuyu a��klad���n� ve hem d�nyada hem de ahirette rahat edebilmesi i�in insana �e�itli yollar g�sterdi�ini fark eder. D���nen insan�n, Kuran ayetlerinde dikkatini �ekecek konulardan biri de, Allah'�n insan ya�am�na ve sa�l���na en uygun besinlere, �e�itli �ekillerde i�aret etmi� olmas�d�r.

Kuran'da �smi Ge�en Meyveler

Kuran'da dikkat �ekilen besinlerden biri, bug�n pek �ok hastal�kta �nleyici ya da tedavi edici etkisi oldu�u bilimsel olarak kesinle�en meyvelerdir. �nsan bedenine �ok y�nl� faydalar� olan bu besin t�r�, ayn� zamanda ho�a giden bir yiyecektir. Allah Kuran'da, yaratt��� meyvelerin �e�itlili�ine ve g�zelliklerine dikkat �ekerken, insanlar� bunlar�n olu�umlar�ndaki mucizevi detaylar� d���nmeye de davet etmi�tir:

O, g�kten su indirendir. Bununla her�eyin bitkisini bitirdik, ondan bir ye�illik ��kard�k, ondan birbiri �st�ne bindirilmi� taneler t�retiyoruz. Ve hurma a�ac�n�n tomurcu�undan da yere sarkm�� salk�mlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- �z�mlerden, zeytinden ve nardan bah�eler (k�l�yoruz.) Meyvesine, �r�n verdi�inde ve olgunlu�a eri�ti�inde bir bak�verin. ��phesiz inanacak bir topluluk i�in bunda ger�ekten ayetler vard�r. (Enam Suresi, 99)

Yery�z�nde y�zlerce ayr� t�rde, ayr� tatta, ayr� renkte ve kokudaki meyvenin olu�mas� i�in Allah, ayn� topra�� ve suyu sebep k�lm��t�r. Ayette �birbiri �st�ne bindirilmi� taneler� ifadesiyle anlat�ld��� gibi bir tohumun, y�llarca bitip t�kenmeden s�rekli �r�n vermesi, �zerinde d���n�lmesi gereken konulardand�r.

Meyvelerin olu�umu kadar, i�erdikleri vitamin ve minerallerin bollu�u da insanlar� d���nmeye te�vik eder. Kapkara bir �amurun i�erisinde yeti�en ve toprakla ne koku, ne tat, ne de renk olarak en ufak bir benzerli�i bulunmayan meyveler, topraktan sadece insanlar i�in gerekli olacak mineralleri �z�mseyip al�rlar. Bu �zellikleri sayesinde de, insan sa�l���na b�y�k katk�larda bulunurlar. Ancak ne topra��n meyveye hangi �zellikleri kazand�raca��n� bilmesi, ne de meyvenin bilin�li bir �ekilde, topra�� bile�enlerine ay�r�p kendisi i�in gerekli olan maddeleri belirlenen oranlarda alabilmesi m�mk�n de�ildir. Oysa bu sistem �ylesine m�kemmel bir d�zen i�erisinde i�lemektedir ki, her meyve cinsi, sabit bir renk, tat ve koku, ayr�ca sabit oranlarda mineral ve vitamin i�erir. �rne�in bir karpuz hi�bir zaman k�rm�z� yerine mavi olmaz, tatl� yerine ek�i olmaz, ya da kendine has kokusu yerine toprak kokmaz.

��te bu d�zeni t�m evrenin tek hakimi ve tek ilah� olan Allah kurmu� ve insanlar�n �zerinde d���n�p ��kretmesi i�in g�zler �n�ne sermi�tir.

Kuran'da ismi ge�en �ok say�da meyve �e�idi vard�r. Bu meyvelerin b�y�k bir k�sm�, inananlara cennette de sunulacak nimetlerdir. Bu b�l�mde Allah'�n faydalar�na i�aret etti�i meyvelerin bedene olan yararlar�na k�saca de�inece�iz.

Kiraz�n Sa�lad��� Faydalar

Y�kl� dallar� b�k�lm�� kiraz (a�a�lar�) (Vak�a Suresi, 28)

Kiraz, v�cudu zehirli maddelerden temizleyen bir meyvedir. B�brekleri etkili bir bi�imde �al��t�r�r, dolay�s�yla v�cutta biriken �re asidi ve �rat tuzlar�n�n d��ar� at�lmas�n� sa�lar. Bu sayede romatizma, kire�lenme ve damar sertli�i gibi hastal�klar da �nlenmi� olur. Ayr�ca kirazda bulunan kinik asit, b�breklerin kum ve ta� yapmas�n� �nler, e�er b�yle bir �ey varsa da zamanla d�k�lmesini sa�lar. Kiraz�n b�brek ta��n�n yan�nda, safra ta��n� da d���r�c� etkisi vard�r. Bundan ba�ka kandaki zararl� maddeleri d��ar� atarak kan� temizler. Dolay�s�yla kan kirlenmesi sonucu meydana gelen sivilce benzeri cilt bozukluklar�n� gidermi� olur. 15

B�brek, safra kesesi, cilt ve kana sa�lad��� faydalar�n yan�nda kiraz ayn� zamanda karaci�er i�in de faydal�d�r. �e�itli hastal�klar sebebiyle ya da fazla ila� al�nmas�ndan kaynaklanan zehirlenme sonucu �i�en karaci�erin y�k�n� hafifletir ve iyile�mesine yard�mc� olur. 16

Kirazda bulunan �eker kana �ok �abuk kar���r. Bu da v�cuda bol miktarda madensel tuzlar ve vitamin vererek, v�cudun hastal�klara kar�� dayan�kl�l���n�n artmas�n� sa�lar. Ayr�ca kiraz�n i�inde bol miktarda fosfor bulunmas� da, sinirleri kuvvetlendirir. 17

K�saca �zetlendi�inde bile �ok say�da yarar� oldu�u anla��lan kiraz, Allah'�n kullar�na sundu�u bir ikramd�r. Milyonlarca y�ld�r hi� de�i�meden, d�nyan�n her yerinde ayn� tat, koku, g�r�n�� ile varl���n� s�rd�rmekte olan kiraz, ayn� zamanda da onlara sa�l�k sunan bir besindir.

Bir Cennet Meyvesi: Muz

Kuran'da kiraz gibi cennet meyveleri aras�nda ismi ge�en bir ba�ka meyve de muzdur. Cennet tasvirlerinin yap�ld��� ayetlerde, Allah bu meyvelerden ��yle bahsetmektedir:

Y�kl� dallar� b�k�lm�� kiraz (a�a�lar�). �st�ste dizili meyveleri sarkm�� muz a�a�lar�. Yay�l�p-uzanm�� g�lgeler. Durmaks�z�n akan su(lar). Ve (daha) bir�ok meyveler aras�nda. Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler). (Vak�a Suresi, 28-33)

Elbette cennetteki muz da di�er t�m nimetler gibi, d�nyadakinden �ok daha kusursuz, asla bozulmayan, �ok daha lezzetli ve g�zel kokulu ve hatta belki bizim hayal edemeyece�imiz kadar m�kemmel bir meyvedir. Ancak Allah d�nyada da bu cennet nimetinin bir benzerini yaratm�� ve m�minleri bu meyveden faydaland�rm��t�r.

Son derece besleyici bir meyve olan muzun i�erisinde % 75 oran�nda su, % 1,3 oran�nda protein ve % 0,6 oran�nda da ya� bulunmaktad�r. Geri kalan� ise �e�itli karbonhidratlardan ve �nemli �l��de potasyumdan olu�maktad�r. Bir�ok hastal���n tedavisinde faydal� oldu�u gibi �zellikle de, ate�, sindirim bozukluklar�, kas kramplar� ve kas gev�ekli�i gibi durumlarda tavsiye edilir. ��erdi�i y�ksek orandaki potasyum sayesinde, at�klar�n v�cuttan d��ar� at�lmas� i�lemini kolayla�t�r�r. 18

Kan bas�nc�n�n d���r�lmesini sa�lar. Bunun yan�nda muz, alerji tedavisinde de kullan�l�r. ��indeki potasyum, sodyum ile birlikte �al��arak h�cre ve kas geli�imini sa�lar, v�cudun su dengesini ayarlar ve kalp at��lar�n�n normale d�nmesini sa�lar. E�er v�cuttaki sodyum-potasyum dengesinde bozulma olacak olursa, sinir sistemi ve kaslar�n faaliyetlerinde d�zensizlik meydana gelir. Bu sebeple potasyum dengesinin korunmas� v�cut i�in son derece �nemli bir konudur. Ayr�ca potasyum eksikli�i, v�cutta �dem olu�mas�na ve kan �ekerinin d��mesine yol a�aca�� i�in, s�z konusu dengenin korunmas� olduk�a m�himdir. 19

��erdi�i B6 vitamini sayesinde, protein ve amino asitlerin pek �ok kimyasal reaksiyona girmesinde muz aktif bir g�rev al�r. Ayr�ca beynin normal fonksiyonlar�n� ger�ekle�tirmesine yard�mc� olur. K�rm�z� kan h�crelerinin olu�mas�n� destekler. Bunun yan�nda v�cut s�v�lar� aras�ndaki kimyasal dengenin s�reklili�ini sa�lar. Enerji �retimine yard�mc� olur ve strese kar�� dayan�kl�l�k sa�lar. ��erdi�i karbonhidrat, ya� ve proteinin metabolik i�lemleri s�ras�nda yard�mc� enzim g�revi g�r�r. Ayr�ca baz� anemi (kans�zl�k) t�rlerini tedavi eder. H�cre ve kas geli�iminde ve v�cudun s�v� dengesinin korunmas�nda aktif rol oynar. Kalp hastal�klar�nda da, tedavi edici etkisi vard�r. ��erdi�i B6 vitaminin eksikli�inde ise yorgunluk, �uur bulan�kl���, sinirlilik, uykusuzluk, kans�zl�k, b�brek ta�lar� ve cilt dokusunun bozulmas� gibi hastal�klar ortaya ��kar. 20

�nsan� yaratan Allah, bu meyveyi ve ondaki faydalar� da yaratm��, Kuran'daki i�aretlerle insan� bu faydalara y�neltmi�tir. Allah bir ayetinde insana istedi�i, ihtiya� duydu�u her�eyi verdi�ini bildirmi� ve nank�rlerden olmaktan ka��nmas�n� hat�rlatm��t�r:

Size her istedi�iniz �eyi verdi. E�er Allah'�n nimetini saymaya kalk���rsan�z, onu say�p-bitirmeye g�� yetiremezsiniz. Ger�ek �u ki, insan pek zalimdir, pek nank�rd�r. (�brahim Suresi, 34)

�z�m�n �nsan Hayat�ndaki Yeri

B�ylelikle, bununla size hurmal�klardan, �z�ml�klerden bah�eler-ba�lar geli�tirdik, i�lerinde �ok say�da yemi�ler vard�r; sizler onlardan yemektesiniz. (M�minun Suresi, 19)

�z�m, g�da de�erinin y�ksek olu�u, vitamin ve madensel maddeler y�n�nden zenginli�i nedeniyle �nemli bir besin kayna��d�r. �z�m�n i�erisinde %20-25 oran�nda kana h�zl� kar��an �eker mevcuttur. Bu bak�mdan bedenen ve zihnen �al��an kimseler i�in olduk�a faydal�d�r; bedensel ve zihinsel yorgunlu�u, kans�zl��� giderir. ��erdi�i bol demir ve �eker sayesinde, v�cutta kan yap�m�n� art�r�r. Ayr�ca karaci�er, b�brek ve sindirim sistemi hastal�klar�nda do�al bir ila� etkisine sahiptir. B�brekleri �al��t�r�r, v�cutta birikmi� �re benzeri at�k maddelerin b�brekler arac�l���yla d��ar� at�lmas�n� sa�lar. Ayn� zamanda fazla suyu da atarak, y�ksek tansiyonu d���r�r. 21 Midelerinde �lser veya gastriti olan ki�ilere, mafsal, ince ba��rsak iltihab� ve romatizmas� olanlara, karaci�er ve dala�� �i�mi� hastalara ve zehirlenenlere �z�m suyu i�meleri tavsiye edilir. 22 Bunun yan�nda kalp adalelerini kuvvetlendirir. Bron�it ve �ks�r��e iyi gelir. Kan� temizleyerek, cildin g�zelle�mesini sa�lar. 23 �z�m suyu, s�t salg�s�n�n artmas�n� sa�lad��� i�in annelere �zellikle tavsiye edilmektedir. �z�mde bulunan baz� kimyasal maddeler cilt kanserine yakalanma olas�l���n� azalt�r. 24

Potasyum Deposu: Nar

Asmal� ve asmas�z bah�eleri, hurmalar� ve tadlar� farkl� ekinleri, zeytinleri ve narlar� -birbirine benzer ve benze�mez- yaratan O'dur. �r�n verdi�inde �r�n�nden yiyin ve hasad g�n� hakk�n� verin; israf etmeyin. ��nk� O, israf edenleri sevmez. (Enam Suresi, 141)

Kuran ayetlerinde ad� ge�en bir ba�ka meyve de nard�r. Nar, bol miktarda potasyum ayr�ca fosfor, kalsiyum, demir, sodyum gibi mineraller ile A, B1, B2, B3 ve C vitaminleri i�erir. ��erdi�i zengin potasyum, sodyum ile birlikte i�leme girerek v�cudun su dengesini ayarlar, kalp at��lar�n�n normal seyrini sa�lar. V�cuttaki potasyum�sodyum dengesini koruyarak, sinir sistemi ve kaslar�n d�zenli �al��mas�na yard�m eder. Yine potasyum sayesinde, v�cutta �dem olu�mas�n� ve kan �ekerinin d��mesini engeller. Terleme nedeniyle kapasitesini yitirmeye ba�layan kaslar� canland�r�r ve onlar�n daha kolay hareket etmesini sa�lar. 25 Ayr�ca nar�n kalbi kuvvetlendirici bir etkisi de vard�r. 26

Kuran'da Dikkat �ekilen �ifa Kayna�� Bitki: Zeytin

Sizin i�in g�kten su indiren O'dur; i�ecek ondan, a�a� ondand�r (ki) hayvanlar�n�z� onda otlatmaktas�n�z. Onunla sizin i�in ekin, zeytin, hurmal�klar, �z�mler ve meyvelerin her t�rl�s�nden bitirir. ��phesiz bunda, d���nebilen bir topluluk i�in ayetler vard�r. (Nahl Suresi, 10-11)

Son y�llarda yap�lan ara�t�rmalar, zeytinin yaln�zca lezzetli bir besin de�il, bunun yan�nda �nemli bir sa�l�k kayna�� oldu�unu da ortaya koymu�tur. ��inde bulunan linoleik asit sayesinde �ocuk emziren anneler i�in son derece faydal� bir besindir. Linoleik asitin eksikli�i, bebekteki geli�imin yava�lamas�na ve birtak�m deri rahats�zl�klar�n�n ortaya ��kmas�na neden olur. Ayr�ca sa�l�k �rg�tleri, (D�nya Sa�l�k �rg�t� / WHO) damar sertli�i, �eker hastal��� oranlar�n�n y�ksek oldu�u toplumlarda kullan�lan ya�lar�n i�indeki ya� asidinin en az %30'unun linoleik asit olmas�n� �nermektedirler ki bu da zeytinin de�erini b�y�k �l��de art�rmaktad�r. 27

Zeytinin faydalar� sadece linoleik asitle s�n�rl� de�ildir. ��indeki klor sayesinde de karaci�erin �al��mas�na yard�mc� olur ve b�ylece v�cudun at�klardan kurtulmas�n� kolayla�t�r�r. Bunun yan�nda iskelet yap�s� �zerinde �ok olumlu katk�s� vard�r, din�lik ve uzun �m�r a��s�ndan t�ketilmesi �ok �nemlidir. Ayr�ca beyin atardamarlar�n�n sa�l���na da olumlu etkisi vard�r. 28

Zeytinin insana sa�lad��� bu faydalar�n yan�nda bir y�n� daha vard�r. Zeytinden elde edilen zeytinya�� da, �nemli bir besin t�r�d�r.

Zeytinya��, di�er kat� ya�lar�n aksine, kandaki kolesterol oran�n� y�kseltmemekte, tam tersine kontrol alt�nda tutmaktad�r. Bu �zelli�i nedeniyle, t�m uzmanlar taraf�ndan en �ok tavsiye edilen ya� �e�idi olarak bilinir. Ayr�ca ister s�cak, ister so�uk sindirilsin, zeytinya�� mide asitini azaltarak mideyi gastrit ve �lser gibi hastal�klara kar�� korur. 29

Bunun yan�s�ra safra salg�s�n� harekete ge�irerek, safra bile�iminin en m�kemmel hale gelmesini sa�lar. Safra kesesinin bo�alma i�lemini d�zenler ve safra ta�� riskini azalt�r. 30

Zeytinya��n�n koroner damar hastal���n�n geli�mesini �nleyici baz� �zellikleri oldu�u saptanm��t�r. Zeytinya��n�n kanda dola�an LDL adl� zararl� kolesterol d�zeyini d���rd���, HDL adl� faydal� kolesterol d�zeylerini ise y�kseltti�i saptanm��t�r. 31

��erdi�i E, A, D, ve K vitaminleri, �ocuklar�n ve eri�kinlerin kemik geli�mesine, mineralle�mesine yard�mc� olmas� bak�m�ndan olduk�a �nemlidir, kalsiyumu sabitleyerek kemikleri g��lendirir. Zeytinya��, b�y�me g�steren organizmalar i�in hayati �nem ta��r. Antioksidan elementler ve insan i�in b�y�k �nem ta��yan linoleik asit gibi ya� asitleri i�erir ki bunlar hormonlara destek olur ve biyolojik h�cre zar� sentezine de yard�mc� olurlar. Bu vitaminler ayn� zamanda, h�cre yenileyici �zelliklere sahip olmalar�ndan dolay�, ya�l�l�k tedavisinde de kullan�l�r, cildi besler ve korurlar.

Do�um �ncesi ve sonras�nda bebek beyninin ve sinir sisteminin do�al geli�imine katk�da bulunmas�ndan dolay� uzmanlarca, annelere �nerilen tek ya�, yine zeytinya��d�r. Anne s�t�ne yak�n miktarda linoleik asit i�ermekle beraber ya�s�z inek s�t�ne zeytinya�� kat�ld���nda anne s�t� kadar do�al bir besin kayna�� �zelli�i kazan�r. Ancak sa�l�k alan�ndaki en �nemli �zelli�i kalp ve damar hastal�klar� �zerinde olumlu etkileridir. Zeytinya��, t�m bu �zellikleri dolay�s�yla son y�llarda uzmanlar�n olduk�a dikkatini �ekmektedir. 32

Kuran'da Faydalar�na Dikkat �ekilen Hurma

Yery�z�nde birbirine yak�n kom�u k�talar vard�r; �z�m ba�lar�, ekinler, �atall� ve �atals�z hurmal�klar da vard�r ki, bunlar ayn� su ile sulan�r; ama �r�nlerinde (ki verimde ve lezzette) baz�s�n� baz�s�na �st�n k�l�yoruz. ��phesiz, bunlarda akl�n� kullanan bir topluluk i�in ger�ekten ayetler vard�r. (Rad Suresi, 4)

Hurma da, Allah'�n Kuran'da dikkat �ekti�i bir meyvedir. S�cak iklimlerde kuru toprakta yeti�en bu meyvenin faydalar�na, Kuran'�n Meryem Suresi'nde de dikkat �ekilmi�tir. Allah do�um sanc�s� �ekmekte olan Hz. Meryem'e hurma yemesini vahyederek, bu bitkide gizlenen sa�l�k verici �zelli�e y�nelik bir i�aret g�stermi�tir:

Alt�ndan (bir ses) ona seslendi: �H�zne kap�lma, Rabbin senin alt (yan)�nda bir ark k�lm��t�r. Hurma dal�n� kendine do�ru salla, �zerine hen�z olu�mu�-taze hurma d�k�l�versin. Art�k, ye, i�, g�z�n ayd�n olsun�� (Meryem Suresi, 24-26)

Ku�kusuz ayette �zellikle hurmaya dikkat �ekilmesi son derece hikmetlidir. Bu do�rultuda hurman�n �zelliklerini inceledi�imizde, ayetlerde dikkat �ekilen hikmeti daha iyi anlar�z.

Hurma her�eyden �nce i�erdi�i %50'den fazla �eker ile son derece besleyici bir besin de�erine sahiptir, y�ksek kalori ihtiva eden fruktoz ve glukoz i�erir. �ok kolay ve h�zl� bir �ekilde hazmedilebilir. 33 ��indeki �eker, gerilen sinirleri rahatlat�r, psikolojik g�ven verir. Ayr�ca do�um s�ras�nda meydana gelen kan kayb� v�cut �ekerinin de d��mesine sebep olur. Bu y�zden v�cuda tekrar �eker giri�inin sa�lanmas� �nemlidir ve hurma bu konuda fayda verir, tansiyon d��mesini de engeller. �rne�in et de faydal� bir g�dad�r ancak �zellikle b�yle bir d�nemde taze bir meyve olan hurma kadar fayda vermeyebilir. Hatta b�yle bir d�nemde bol protein i�eren etin fazla t�ketilmesi v�cutta zehirlenmeye de neden olabilir. Hazm� kolay olan, hafif sebze, meyve t�r� yiyeceklerin tercihi daha uygun bir se�imdir.

Hz. Meryem'le ilgili ayetin i�aret etti�i y�nde hurma, hamileler ve emzikli kad�nlar i�in de �ok faydal�d�r. �ocu�un anne karn�nda iyi geli�mesini sa�lar ve annenin zay�f d��mesini �nler. Annenin s�t� bol ve besleyici olur. 34

Ayn� zamanda beyin i�in de son derece faydal�d�r. % 2.2 oran�nda protein, A vitamini, B1 ve B2 vitaminleri i�ermektedir. ��erdi�i protein sayesinde v�cudun hastal�klara ve enfeksiyonlara kar�� korunmas�n� sa�lar, h�creleri yeniler ve v�cut s�v�s�n� dengeler. ��indeki A vitamini sayesinde, g�rme g�c� ile v�cut direncini art�r�r, kemik ve di�lerin g��lenmesini sa�lar. B1 vitamini ile sinir sisteminin sa�l�kl� olmas�n� kolayla�t�r�r. V�cudun karbonhidratlar� enerjiye �evirmesine yard�mc� olur. ��tah ve sindirimi d�zenler. V�cudun protein ve ya�� metabolize etmesini sa�lar. B2 vitaminiyle de, v�cudun enerji sa�lamas� ve h�crelerin yenilenmesi i�in protein, karbonhidrat ve ya�lar�n yak�lmas�na yard�mc� olur.

Bununlabirlikte, potasyum, sodyum, kalsiyum, demir, manganez ve bak�r gibi v�cut i�in gerekli olan minerallere sahiptir. Yine i�erdi�i potasyumun sodyum ile birlikte faaliyet g�stermesi sonucunda kalp ritimlerini normalle�tirir. Potasyum beyne oksijen gitmesine de yard�mc� olarak berrak d���nebilmeyi sa�lar. Bununla beraber v�cut s�v�lar� i�in uygun alkalik �zelli�i sa�lar. Zehirli v�cut at�klar�n� d��ar� atmas� i�in b�brekleri uyar�r. Y�ksek kan bas�nc�n� d���rmeye yard�m eder ve sa�l�kl� deri olu�umunu sa�lar. 35

Hurman�n ilgi �ekici bir �zelli�i de yeti�ti�i ortam�n insanlar� i�in son derece faydal� �zellikler ta��mas�d�r. ��erdi�i protein ve �eker, hurman�n genel olarak yeti�ti�i ��l ortam� i�in en besleyici besin t�rleridir.

Anne S�t�n�n Faydalar�na Y�nelik ��aretler

Biz insana anne ve babas�n� (onlara iyilikle davranmay�) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk �st�ne zorlukla (karn�nda) ta��m��t�r. Onun (s�tten) ayr�lmas�, iki y�l i�indedir. Hem bana, hem anne ve babana ��kret, d�n�� yaln�z Bana'd�r. (Lokman Suresi, 14)

Ayette dikkat �ekilen noktalardan biri bebe�in iki y�l boyunca anne s�t�yle beslenmesine ili�kindir. Bilindi�i gibi anne s�t� bebe�in t�m ihtiyac�n� kar��layacak �zellikte bir besindir. Allah, insan� daha do�ar do�maz, koruma alt�na alm�� ve ona d�nya �zerinde ba�ka hi�bir besinden elde edemeyece�i kadar faydal� bir i�ecek sunmu�tur.

Bu, bebek i�in son derece hayati bir �nem ta��maktad�r ��nk� d�nyaya g�zlerini a�t��� andan itibaren, v�cudu art�k hayata uyum sa�lamak zorundad�r. Ve bu uyum i�in de ilk �art bedeninin kusursuz bir �ekilde beslenerek g��lenmesi ve geli�mesidir.

Anne s�t�, bile�imindeki maddeler sayesinde hem yeni do�an bebek i�in m�kemmel bir besin kayna�� olmakta, hem de bebe�in ve annenin hastal�klara kar�� direncini art�rmaktad�r. Doktorlar suni olarak �retilen mamalar�n ancak s�t�n yetersiz oldu�u durumlarda kullan�lmas�, �ocu�un �zellikle ilk aylarda kesinlikle anne s�t�yle beslenmesi gerekti�i konusunda birle�mektedirler. ��nk� bebek i�in, anne s�t�n�n yerini tam olarak tutan, onunla ayn� �zelliklere sahip olan ba�ka bir g�da yoktur.

Ayr�ca son derece mucizevi �ekilde her annenin s�t�, bebe�in ihtiyac�na g�re �retilir. �rne�in erken do�um yapm�� annelerin s�tleri, normal gebelik s�resini tamamlayan annelerinkine oranla �ok daha farkl� ve bebe�in o anki ihtiya�lar�na cevap verebilecek yo�unlukta ve niteliktedir.

Anne s�t�n�n ba�ka bir �zelli�i de, antibakteriyel olmas�d�r. Oda s�cakl���nda alt� saat tutulan s�tlerde bakteriler geli�erek s�t� bozdu�u halde, bu s�re zarf�nda anne s�t�nde bakteri olu�maz. Bebek taraf�ndan sindirimi son derece kolay olan anne s�t�n�n m�kemmelli�ine g�n�m�z�n ileri teknolojisinin �retti�i modern bebek mamalar�n�n hi�biri ula�amam��t�r.

 

S�T�N OLU�UMU

Sizin i�in hayvanlarda da elbette ibretler vard�r, size onlar�n kar�nlar�ndaki fers (yar� sindirilmi� g�dalar) ile kan aras�ndan, i�enlerin bo�az�ndan kolayl�kla kayan dupduru bir s�t i�irmekteyiz. (Nahl Suresi, 66)

V�cudun beslenmesini sa�layan temel maddeler,  sindirim sistemindeki kimyasal d�n���mler sonucunda olu�ur. Sindirilen bu besin maddeleri daha sonra ba��rsak duvar�ndan kan dola��m sistemine ge�erler. Kan dola��m� sayesinde ilgili organlara sevk edilmi� olurlar.


S�T�N F�ZYOLOJ�K OLU�UMU

A�a��daki tabloda mide kanal�ndan gelen yar� sindirilmi� besinlerle damarlardan gelen kan�n birle�erek v�cuda da��l�m� g�r�lmektedir. Bu kar���m�n bir k�sm� kaslara ve di�er v�cut dokular�na da��l�rken, bir k�sm� da s�t olarak salg�lanmak �zere s�t bezlerine ula�maktad�r.

S�t bezleri de di�er v�cut dokular� gibi kan yoluyla kendilerine getirilen sindirilmi� g�dalarla beslenirler. Bu nedenle kan, besinlerden  gelen  g�dalar�n toplan�p iletilmesinde �ok �nemli bir rol oynar. S�t de t�m bu a�amalardan sonra s�t bezleri taraf�ndan salg�lan�r ve sindirilmi� besinin kan dola��m�yla ta��nmas� sonucunda olu�tu�u i�in besin de�eri olduk�a y�ksektir. �nsanlar ne hayvan�n karn�ndaki yar� sindirilmi� besini ne de hayvan�n kan�n� do�rudan t�ketebilirler. Bunlar� do�rudan t�ketmeleri ciddi zehirlenmelere hatta �l�me yol a�abilir. Ama Allah, yaratt��� son derece kompleks biyolojik sistemler sayesinde, bu s�v�lar�n i�inden temiz ve sa�l�kl� bir g�day� insanlar�n faydas�na sunmaktad�r. B�ylece insanlar�n do�rudan t�ketemeyece�i kan ve yar� sindirilmi� besinden i�ilir nitelikte, besleyici s�t �retilmi� olur.

G�r�ld��� gibi Nahl Suresi'nin 66. ayetinde, s�t�n biyolojik olu�umu ile ilgili tarif edilenler, g�n�m�z biliminin ortaya koydu�u bilgilerle b�y�k bir uyum i�indedir. Memelilerin sindirim sistemine y�nelik uzmanl�k gerektiren b�yle bir bilginin Kuran'�n indirildi�i d�nemde insanlar taraf�ndan bilinmesinin m�mk�n olmayaca�� ise son derece a��kt�r.

MUC�ZE KARI�IM ANNE S�T�

Biz insana anne ve babas�n� (onlara iyilikle davranmay�) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk �st�ne zorlukla (karn�nda) ta��m��t�r. Onun (s�tten) ayr�lmas�, iki y�l i�indedir . "Hem Bana, hem anne ve babana ��kret, d�n�� yaln�z Banad�r." (Lokman Suresi, 14)

Anne s�t�, bebe�in besin ihtiya�lar�n� eksiksiz olarak gidermek ve bebe�i olas� enfeksiyonlara kar�� korumak �zere Allah'�n yaratm�� oldu�u benzersiz bir kar���md�r. Anne s�t�ndeki besin maddelerinin dengesi en ideal �l��lerdedir ve bebe�in hen�z olgunla�mam�� v�cut sistemleri i�in en uygun formdad�r. ��eri�indeki besin de�erlerinin bebek i�in ideal �l��lerde olmas� nedeniyle "mucize kar���m" olarak adland�r�labilecek anne s�t�, bebe�in beyin h�crelerinin b�y�mesini sa�layan ve sinir sistemi geli�imini h�zland�ran besinler a��s�ndan da olduk�a zengindir. 1022 G�n�m�z�n en son teknolojisi ile haz�rlanan bebek mamalar� dahi bu mucizevi besinin yerini tutamamaktad�r.

Ara�t�rmalar sonucunda, anne s�t�n�n bebe�e olan faydalar�na her ge�en g�n yenileri eklenmektedir. �rne�in anne s�t� ile emzirilen bebeklerin �zellikle solunum ve sindirim yolu enfeksiyonlar�ndan korunduklar� ortaya ��km��t�r. ��nk� anne s�t�ndeki antikorlar enfeksiyona kar�� do�rudan koruma sa�larlar. Anne s�t�n�n di�er anti-enfeksiyon �zellikleri ise "normal flora" denilen "iyi" bakteriler i�in dost�a bir ortam sa�larken, zararl� bakteriler, vir�sler ya da parazitlerin bar�nmas�na da engel te�kil etmesidir. Ayr�ca anne s�t�nde, bula��c� hastal�klara kar�� ba����kl�k sistemini d�zenleyen ve iyi �al��mas�n� sa�layan fakt�rler de tespit edilmi�tir. 103

Anne s�t�, bebe�in en kolay sindirebilece�i besindir. �ok zengin g�da i�eri�i olmas�na kar��n, bebeklerin hassas sistemlerine uygun olarak sindirimi kolayd�r. B�ylece bebek, besinlerin sindirilmesine daha az enerji kulland��� i�in, enerjisini di�er v�cut faaliyetlerine, b�y�meye ve organlar�n�n geli�imine harcam�� olur.

Erken do�um yapan annelerin s�t�nde mucizevi bir �ekilde, bebe�in ihtiyac�na y�nelik olarak daha fazla ya�, protein, sodyum, klor�r ve demir bulunur. Nitekim kendi annelerinin s�t�yle beslenen erken do�an (premat�re) bebeklerde, g�z i�levlerinin daha iyi geli�mesi, zeka testlerinde daha ba�ar�l� olma gibi pek �ok �st�nl�k tespit edilmi�tir.

Anne s�t�n�n yeni do�an bebeklerin geli�imi i�in �nemlerinden biri, omega-3 ya� asitlerini i�ermesidir. Omega-3 ya� asitleri insan beyni ve retinas�n�n �nemli bir bile�eni olmalar�ndan �t�r�, �zellikle yeni do�an bebekler a��s�ndan �nemi b�y�kt�r. Omega-3 �zellikle hamilelik d�nemi boyunca ve bebeklik d�neminin ba�lar�nda, beyin ve sinirlerin uygun �ekilde geli�imi i�in de �ok �nemlidir. Anne s�t� de do�al ve m�kemmel bir Omega-3 deposu oldu�undan, bilim adamlar� anne s�t�n�n �nemini �zellikle vurgulamaktad�rlar. 104

Ayr�ca Bristol �niversitesi bilim adamlar�n�n yapt�klar� ara�t�rmalarda, anne s�t�yle beslenmenin uzun vadedeki faydalar� aras�nda, tansiyon �zerinde olumlu etkisinin bulundu�u ve bu sayede kalp krizi risklerinin azald��� ortaya konmu�tur. Ara�t�rmay� yapan ekip, anne s�t�n�n koruyuculu�unun i�eri�inden kaynakland���n� belirtmektedir. Circulation adl� t�p dergisinde yay�mlanan ara�t�rma sonu�lar�na g�re, anne s�t� ile beslenen bebeklerin kalp hastal�klar�na yakalanma riski daha azd�r. Anne s�t�nde damar sertli�ini �nleyen ya� asitlerinin bulunmas�, anne s�t� ile beslenen bebeklerin daha az sodyum t�kettikleri ve a��r� kilo almad�klar� i�in, anne s�t�n�n kalp sa�l�klar� �zerinde olumlu etkiye sahip oldu�u ger�e�ini ortaya konmu�tur. 105

Bunlar�n yan� s�ra ABD'deki Cincinnati �niversitesi'ne ba�l� �ocuk hastanesinde g�revli Lisa Martin ba�kanl���ndaki ekip, anne s�t�nde y�ksek miktarda "adiponektin" isimli protein hormonu buldu. 106 Kanda y�ksek miktarda adiponektin bulunmas� kalp krizi riskinin azalmas� ile ba�lant�l� kabul edilir. Obez ve kalp krizi riski y�ksek olan ki�ilerde ise kandaki adiponektin miktar� d���kt�r. Bu nedenle anne s�t�yle beslenen bebeklerin, ilerde fazla kilolu olma riskinin bu hormona ba�l� olarak azald��� tespit edildi. Bunun yan� s�ra anne s�t�nde leptin denilen ve ya� metabolizmas�nda �ok �nemli bir rol� olan bir di�er hormonun da oldu�u tesbit edildi. Bilim adamlar�nca leptin, v�cutta ya� oldu�una dair beyne g�nderilen bir sinyaldir. Dolay�s�yla Dr. Martin'in a��klamalar�na g�re, bebekken anne s�t� ile al�nan bu hormonlar, ileri ya�larda obezite, 2. tip �eker hastal���, ens�lin direnci ve koroner damar rahats�zl��� gibi hastal�klar�n riskini azaltmaktad�r. 107

"En Taze Besin" �le �gili Ger�ekler

Anne s�t� ile ilgili ger�ekler bu kadarla da s�n�rl� de�ildir. Anne s�t�n�n bebe�e sa�lad��� katk�, bebe�in ge�irdi�i evrelere g�re de�i�mekte ve bebe�in hangi d�neminde hangi besine ihtiyac� varsa s�t�n i�eri�i de bu d�neme g�re farkl�l�k g�stermektedir. �deal s�cakl��� ile her an haz�r olan anne s�t�, i�inde bulunan �eker ve ya� ile beyin geli�iminde de �nemli bir rol oynar. Bunun yan� s�ra i�eri�indeki kalsiyum gibi elementler, bebe�in kemik geli�iminde b�y�k bir pay sahibidir.

Bu mucizevi kar���m s�t olarak adland�r�lmas�na ra�men, asl�nda anne s�t�n�n %90'� sudan olu�maktad�r. Bu da son derece �nemli bir �zelliktir. ��nk� bebeklerin besinin yan� s�ra s�v� olarak suya da ihtiya�lar� vard�r. Anne s�t� haricinde al�nacak su ya da di�er yabanc� maddelerin tam anlamda hijyeni sa�lanamayabilir. Ancak %90'� su olan anne s�t� ile bebe�in su ihtiyac� da en hijyenik �ekilde kar��lanmaktad�r.

Anne S�t� ve Zeka

Yap�lan bilimsel ara�t�rmalar anne s�t� i�en bebeklerin zeka geli�iminin i�meyen bebeklere oranla daha fazla oldu�unu g�stermektedir. Kentucky �niversitesi uzmanlar�ndan Jame Anderson'�n, anne s�t�yle beslenen bebekler ile biberonla beslenenler aras�nda kar��la�t�rma yapan ara�t�rmas� sonucunda, "anne s�t�yle beslenen bebeklerin IQ'lar�n�n, biberonla beslenen bebeklere oranla 5 puan daha fazla oldu�u" saptanm��t�r. Bu ara�t�rma sonucunda, bebe�in zekas�n�n anne s�t�yle geli�iminin    6 aya kadar olabilece�i, 8 haftadan az anne s�t� emen bebeklerde ise anne s�t�n�n zeka �zerinde yarar sa�lamad��� da belirlenmi�tir. 108

Anne S�t� Kansere �la� m�?

Yap�lan �al��malar sonucunda, hakk�nda y�zlerce makale yay�nlanan anne s�t�n�n son olarak da bebekleri kanserden korudu�u ispatlanm��, fakat bunun mekanizmas� hen�z tam olarak anla��lamam��t�r. Ara�t�rmac�lar, laboratuvarda yeti�tirilen kanser h�crelerinin anne s�t� taraf�ndan �ld�r�ld���n�n ispatlanmas� ile b�y�k bir potansiyel ortaya ��kt���n� belirtmi�lerdir. �sve�'te Lund �niversitesi'nde doktor ve imm�nolog olarak �al��an Catharina Svanborg, anne s�t�ndeki bu mucizevi s�rlar� ke�feden ekipte bulunmu�tur. Lund �niversitesi'ndeki bu ekip normal anne s�t�n�n kanserin her �e�idi i�in bir koruma sa�lamas�n� mucizevi bir ke�if olarak de�erlendirmi�lerdir. 109

Ba�lang��ta, yeni do�mu� bebeklerden alm�� olduklar� ba��rsak-mukoza h�crelerini anne s�t� ile i�leyen ara�t�rmac�lar, neticede Pnemococcus bakterisi taraf�ndan meydana getirilen ve pneumonia (zat�rree) olarak adland�r�lan hastal���, anne s�t�n�n �ok iyi bir �ekilde durdurdu�unu g�rd�ler. Ayr�ca anne s�t� ile beslenen bebekler, biberonla beslenenlere g�re �ok daha az duyma g��l��� ile kar��la�makta ve solunum sistemi enfeksiyonlar�na da �ok daha az yakalanmaktayd�lar. Birbirini takip eden �al��malar sonras�nda, anne s�t�n�n kansere kar�� da bir koruma sa�lad���n� g�rd�ler. (�ocuklukta g�r�len lenf kanseri riskinin biberon ile beslenen �ocuklarda dokuz kat daha fazla oldu�unu g�sterdikten sonra, ayn� sonu�lar�n di�er kanser t�rleri i�in de ge�erli oldu�unu fark ettiler). ��kan sonuca g�re anne s�t� kanserli h�crelerin yerini tam olarak belirliyor ve daha sonra da onlar� �ld�r�yor. Kanserli h�creleri tespit ederek �ld�ren ise anne s�t�nde bol miktarda bulunan alpha-lac (alphalactalbumin) olarak adland�r�lan maddedir. Alpha-lac s�t i�indeki laktoz �ekerinin �retilmesine yard�m eden bir protein taraf�ndan meydana getirilmektedir.

Bu E��iz Nimet Y�ce Allah'�n Bir L�tfudur�

Anne s�t� ile ilgili ba�ka mucizevi bir �zellikse, bebe�in anne s�t� ile 2 y�l boyunca beslenmesinin son derece faydal� oldu�udur. 110 Bilimin yeni ke�fetti�i bu �nemli bilgiyi Allah bizlere Kuran'da "Emzirmeyi tamamlamak isteyenler i�in anneler �ocuklar�n� iki tam y�l emzirirler�" (Bakara Suresi, 233) ayetiyle 14 as�r �nce bildirmi�tir.

Korunmaya, beslenmeye muhta� olarak do�an bebek i�in, annenin kendisi en ideal g�da olan anne s�t�n�, v�cudunda �retmeye karar vermedi�i gibi, de�i�en besin de�erlerini de, ku�kusuz annenin kendisi belirlememektedir. Her canl�n�n ihtiyac�n� bilen ve onlar� r�z�kland�ran Y�ce Allah, anne s�t�n� annenin bedeninde, bebek i�in yaratmaktad�r.

D��� BAL ARISI

Rabbin bal ar�s�na vahyetti: Da�larda, a�a�larda ve onlar�n kurduklar� �ardaklarda kendine evler edin . - Sonra meyvelerin t�m�nden ye, b�ylece Rabbinin sana kolayla�t�rd��� yollarda y�r�-u�uver. Onlar�n kar�nlar�ndan t�rl� renklerde �erbetler ��kar, onda insanlar i�in bir �ifa vard�r. ��phesiz d���nen bir topluluk i�in ger�ekten bunda bir ayet vard�r. (Nahl Suresi, 68-69)

Her ar�n�n �ok fazla g�revinin oldu�u ar� kolonilerindeki tek istisna erkek ar�lard�r. Erkek ar�lar ne kovan�n savunmas�na, ne temizli�ine, ne besin toplamaya, ne de petek veya bal yap�m�na bir katk�da bulunurlar. Erkek ar�lar�n kovan i�indeki tek fonksiyonlar� krali�e ar�y� d�llemektir. 114 �iftle�me organlar� d���nda di�er ar�larda bulunan �zelliklerin hemen hemen hi�birine sahip olmad�klar� i�in erkek ar�lar�n krali�e ar�y� d�llemekten ba�ka bir i� yapmalar� da m�mk�n de�ildir.

Koloninin t�m y�k� �zerinde bulunan i��i ar�lar�n ise, krali�e ar�lar gibi di�i olmalar�na ra�men yumurtal�klar� geli�memi�tir, yani k�s�rd�rlar. Kovan�n temizli�i, ar� larvalar�n�n ve yavrular�n�n bak�m�, krali�e ar� ve erkek ar�lar�n beslenmesi, bal yap�lmas�, peteklerin in�as� ve onar�m i�leri, kovan�n havaland�r�lmas�, kovan�n g�venli�i, nektar (bal �z�), polen (�i�ek tozu), su, re�ine gibi malzemelerin toplanmas� ve bunlar�n kovanda depolanmas� gibi g�revleri vard�r.

Arap�ada iki �e�it fiil kullan�m� vard�r ve fiillerin bu kullan�mlar�ndan, �znenin erkek mi yoksa di�i mi oldu�u anla��lmaktad�r. Nitekim yukar�daki ayetlerde ar� i�in kullan�lan fiiller (alt� �izili kelimeler), fiilin di�i i�in olan �ekliyle kullan�lm��t�r. B�ylece Kuran'da bal yap�m�nda �al��an ar�lar�n di�i oldu�una i�aret edilmektedir. 115

Unutulmamal�d�r ki ar�larla ilgili bu ger�e�in bundan 1400 sene �nce bilinmesi m�mk�n de�ildir. Ama Allah bu ger�e�e dikkat �ekerek Kuran'�n bir mucizesini daha bize g�stermi�tir.

BALDAK� ��FA

Yap�lan klinik g�zlemler ve deneysel ara�t�rmalar sonucunda, bal�n antibakteriyel ve antienflamatuar �zelliklere sahip oldu�u ortaya ��km��t�r. Bal, yaralardaki enfeksiyonun ve bu b�lgedeki �l� h�crelerin a�r�s�z olarak temizlenmesinde ve yeni dokular�n geli�mesinde son derece etkilidir. Bal�n ila� olarak kullan�l���ndan en eski tarihi yaz�tlarda dahi bahsedilmektedir. G�n�m�zde de bilim adamlar� ve doktorlar bal�n yaralar�n tedavisindeki etkisini yeniden ke�fetmektedirler.
20 y�ld�r bal ara�t�rmas�n�n �nc�l���n� yapan ve Yeni Zelanda'daki Waikato �niversitesi'nde biyokimya profes�r� olan Dr. Peter Molan, bal�n antimikrobik �zellikleri konusunda bir uzman olarak ��yle dejmektedir: "Yap�lan denemeler bal�n yan�k yaralar�ndaki enfeksiyonu kontrol etmede, hastanelerde �o�unlukla antibakteriyel merhem olarak kullan�lan g�m�� s�lfadiazinden daha etkilidir ve yeni dokular�n geli�imini harekete ge�irmektedir." 116

Rabbin bal ar�s�na vahyetti: Da�larda, a�a�larda ve onlar�n kurduklar� �ardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin t�m�nden ye, b�ylece Rabbinin sana kolayla�t�rd��� yollarda y�r�-u�uver. Onlar�n kar�nlar�ndan t�rl� renklerde �erbetler ��kar, onda insanlar i�in bir �ifa vard�r. ��phesiz d���nen bir topluluk i�in ger�ekten bunda bir ayet vard�r. (Nahl Suresi, 68-69)

Bal, yukar�daki ayetlerde vurguland��� gibi, "insanlara �ifa" olma �zelli�i ta��maktad�r. Bilimde en �n s�ralar� alan �lkelerde, bal�n insan sa�l��� a��s�ndan �neminden �t�r�, ar�c�l�k ve ar� �r�nleri art�k ba�l� ba��na bir ara�t�rma dal� olmu�tur. Bal�n yararlar� genel hatlar�yla ��yle s�ralanabilir:

Kolayca sindirilir: ��indeki �ekerlerin bir ba�ka cins �ekere (fruktozun glikoza) d�n��ebilme �zelli�i sayesinde bal, y�ksek miktarda asit i�ermesine ra�men, en hassas mideler taraf�ndan bile kolayl�kla sindirilir. Ayn� zamanda ba��rsaklar�n ve b�breklerin daha iyi �al��mas�na yard�mc� olur.

S�ratle kana kar���r; h�zl� bir enerji kayna��d�r: Bal �l�k suyla kar��t�r�ld���nda 7 dakika i�inde kana kar���r. ��erdi�i serbest �ekerlerden dolay� beynin �al��mas� kolayla��r. Bal, fruktoz ve glikoz gibi basit �ekerlerin do�al bir kar���m�d�r. Yap�lan son ara�t�rmalara g�re, �ekerlerin bu kendine has kar���m� yorgunlu�un giderilmesinde en etkili y�ntemdir ve atletik performans� art�rmaktad�r.

Kan yap�m�na destek olur: Bal, kan yap�m� i�in v�cudun gereksinim duydu�u enerjinin �nemli bir b�l�m�n� kar��lar. Ayr�ca kan�n temizlenmesine de yard�mc� olur. Kan dola��m�n� d�zenleyici ve kolayla�t�r�c� y�nde etkisi vard�r. Damar sertli�ine kar�� �nemli bir koruyucudur.

Antimikrobiktir: Antimikrobik etmenler belirli bakterilerin, mayan�n ve k�f�n b�y�mesine engel olur. Bal�n, bakterinin bar�nmas�na olanak tan�mayan �zelli�i "inhibine etki" olarak adland�r�l�r. Bal�n antimikrobik olmas�n� sa�layan pek �ok sebep vard�r. Bunlar�n aras�nda, mikroorganizmalar�n, b�y�mek i�in ihtiya� duyduklar� su miktar�n� s�n�rlayan y�ksek �eker i�eri�i, y�ksek asit oran� (d���k pH), bakterileri b�y�meleri i�in ihtiya� duyduklar� nitrojenden mahrum b�rakan i�eri�i say�labilir. Balda hidrojen peroksit bulunmas� ve bal�n i�erdi�i antioksidanlar da bakterinin �o�almas�na engel olur.

Antioksidand�r: Sa�l�kl� ya�amak isteyen herkesin �zellikle antioksidan t�ketmesi gerekir. Antioksidanlar, h�crelerde normal metabolizman�n zararl� yan �r�nlerini temizleyen bile�enlerdir. Bunlar g�dalar�n bozulmas�na yol a�an ve bir�ok kronik hastal��a sebep olan y�k�c� kimyasal tepkimeleri yava�latabilen elementlerdir. Uzmanlar antioksidan bak�m�ndan zengin besinlerin kalp hastal�klar� ve kanser gibi hastal�klar� �nleyebilece�ine inanmaktad�rlar. Bal�n i�eri�inde de g��l� antioksidanlar mevcuttur: Pinocembrin, pinobaxin, chrisin ve galagin . Bunlardan pinocembrin , yaln�zca balda bulunan bir antioksidand�r. 117

Vitamin ve mineral deposudur: Bal, fruktoz ve glikoz gibi �ekerlerin yan� s�ra magnezyum, potasyum, kalsiyum, sodyum klor�r, k�k�rt, demir ve fosfor gibi mineralleri de i�erir. Nektar ve polen kaynaklar�n�n niteliklerine g�re de�i�mekle birlikte, balda B1, B2, C, B6, B5 ve B3 vitaminleri bulunmaktad�r. Ayr�ca bak�r, iyot, demir ve �inko da az miktarlarda bulunur.

Yaralar�n tedavisinde kullan�l�r:

- Yaralar�n tedavisinde kullan�ld���nda, bal�n havadan nem �ekebilme �zelli�i, iyile�meyi h�zland�rarak yara izi kalmas�n� �nler. ��nk� bal, yaran�n �zerini kaplayan yeni deriyi olu�turan epitel h�crelerin b�y�mesini h�zland�r�r. B�ylece b�y�k yaralarda bile bal kullan�ld���nda doku nakli yap�lmas� ihtiyac� ortadan kalkar.

- Bal, iyile�me s�recine dahil olan dokular� yeniden b�y�meleri i�in uyar�r. Yeni k�lcal damarlar�n olu�umunu h�zland�rarak, derinin daha derindeki ba� dokusunun yerini alan fibroblastlar�n b�y�mesini te�vik eder ve iyile�menin g�c�n� art�ran kolajen liflerinin �retimini h�zland�r�r.

- Bal�n, yaran�n etraf�ndaki �i�kinli�i azaltan antienflamatuar bir etkisi vard�r. Bu, kan dola��m�n� art�r�r; b�ylece iyile�me s�reci h�zlanm�� olur ve hissedilen ac� azal�r.

- Bal, yaran�n alt�ndaki dokulara yap��maz; bu nedenle yeni olu�an dokular�n y�rt�lmas� ve ac� s�z konusu olmaz.

- Radyasyon tedavisi uygulanan kanserli hastalar�n v�cutlar�nda olu�an yara ve �lserlerin tedavisinde ba�ar�yla kullan�lmaktad�r 118

- Ayr�ca bal�n daha evvel belirtti�imiz antimikrobik etkisinden �t�r�, bal enfeksiyon olu�mas�n� �nleyen koruyucu bir engel olu�turur. Mevcut enfeksiyonu da yaralardan h�zla temizler. Bakterilerin antibiyotik diren�li �zelliklerine kar�� bile etkilidir. Antiseptiklerin ve antibiyotiklerin tersine, yaradaki dokular�n �zerinde olumsuz etkiler olu�maz. 119

Bu bilgilerden de anla��laca�� gibi bal, "�ifa" y�n� son derece g��l� bir besindir. Ku�kusuz bu da, sonsuz kudret sahibi Allah'�n indirmi� oldu�u Kuran'�n mucizelerinden biridir. Yandaki tabloda bal�n besin de�eri a��s�ndan incelemesi g�r�lmektedir:

Besin de�erleri

 

 

 

1 porsiyondaki

100 gr.'daki

 

ortalama miktar

ortalama miktar

Su

3.6 gr

17.1 gr

Toplam karbonhidratlar

17.3 gr

82.4 gr

Fruktoz

8.1 gr

38.5 gr

Glikoz

6.5 gr

31.0 gr

Maltoz

1.5 gr

7.2 gr

Sakaroz

0.3 gr

1.5 gr

 

Besinsel ��erik

 

 

Toplam kalori (kilokalori)

64

304

Toplam kalori (kilokalori) (Ya� olarak)

0

0

Toplam ya�

0

0

Doymu� ya�

0

0

Kolestrol

0

0

Sodyum

0.6 mg

2.85 mg

Toplam karbonhidrat

17 gr

81 gr

�eker

16 gr

76 gr

Diyet lifler

0

0

Protein

0.15 mg

0.7 mg

   

Vitaminler

 

 

B1 (Tiamin)

< 0.002 mg

< 0.01 mg

B2 (Riboflavin)

< 0.06 mg

< 0.3 mg

Nikotinik asit

< 0.06 mg

< 0.3 mg

Pamtothenik asit

< 0.05 mg

< 0.25 mg

B6 vitamini

< 0.005 mg

< 0.02 mg

Folate

< 0.002 mg

< 0.01 mg

C vitamini

0.1 mg

< 0.5 mg

     

Mineraller

 

 

Kalsiyum

1.0 mg

4.8 mg

Demir

0.05 mg

0.25 mg

�inko

0.03 mg

0.15 mg

Potasyum

11.0 mg

50.0 mg

Fosfor

1.0 mg

5.0 mg

Magnezyum

0.4 mg

2.0 mg

Selenyum

0.002 mg

0.01 mg

Bak�r

0.01 mg

0.05 mg

Krom

0.005 mg

0.02 mg

Manganez

0.03 mg

0.15 mg

ASH

0.04 mg

0.2 gr

10-13 Eyl�l 2000 tarihlerinde Avustralya'n�n Melbourne �ehrinde yap�lan "D�nya Birinci Yara Tedavisi Kongresi"nde, enfeksiyonlu yaralar�n tedavisinde bal�n kullan�lmas� konu�uldu. Toplant� �u yorumlar �er�evesindeydi:
"Bir�ok antibakteriyel madde bakteriden dolay� enfeksiyon kapm�� yaralar�n tedavisinde antibiyotiklere diren� g�sterirler. Bu durum �nemli bir t�bbi sorun olu�turur. Ayn� �ekilde bir�ok do�al madde de yaralar�n tedavisinde etkili de�ildir. Ancak bal �ok farkl�d�r, yaral� dokular�n tedavisindeki kullan�m� 4 bin y�ll�k bir ge�mi�e sahiptir. Balda �ok g��l� anti-bakteriyel aktiviteler mevcuttur; dolay�s�yla yaralardaki enfeksiyonun temizlenmesinde ve yaralar�n enfeksiyondan korunmas�nda �ok etkilidir." 120

KURAN'DA D�KKAT �EK�LEN HURMA VE FAYDALARI

Hurma, Kuran'da pek �ok ayette bahsi ge�en, cennet nimetleri aras�nda " e�siz-hurma " (Rahman Suresi, 68) ifadesiyle nitelendirilen bir meyvedir. Allah'�n Kuran'da bildirdi�i bu meyve incelendi�inde, pek �ok �nemli �zelli�i oldu�u ortaya ��kmaktad�r. Bilinen en eski bitki �e�itlerinden biri olan hurma, g�n�m�zde lezzetinin yan� s�ra besleyici �zelli�i nedeniyle de tercih edilen bir besindir. Her ge�en g�n ke�fedilen faydalar� hurmay�, hem g�da hem de ila� olarak kullan�lan bir besin haline getirmi�tir. Hurman�n sahip oldu�u bu �zelliklere Meryem Suresi'nde dikkat �ekilmi�tir.

Derken do�um sanc�s� onu bir hurma dal�na s�r�kledi. Dedi ki: "Ke�ke bundan �nce �lseydim de, haf�zalardan silinip unutuluverseydim." Alt�ndan (bir ses) ona seslendi: "H�zne kap�lma, Rabbin senin alt (yan)�nda bir ark k�lm��t�r." Hurma dal�n� kendine do�ru salla, �zerine hen�z olu�mu�-taze hurma d�k�l�versin." Art�k, ye, i�, g�z�n ayd�n olsun... (Meryem Suresi, 23-26)

Allah'�n, Hz. Meryem'e "hurma yemesini" bildirmesinin pek �ok hikmeti vard�r. Allah'�n Hz. Meryem'in do�umunu kolayla�t�rmak i�in sundu�u nimetlerden biri olan hurman�n, �zellikle hamile ve do�um yapan kad�nlar i�in �nemi ve faydalar�, bug�n bilimsel olarak da bilinmektedir. Hurma, i�erdi�i %60-65 oran ile en �ok �eker i�eren meyvelerden biridir. Doktorlar, hamile kad�nlara do�um yapt�klar� g�n meyve �ekeri i�eren yiyecekler verilmesi gerekti�ini belirtmektedirler. Bunun amac�, annenin zay�f d��en v�cuduna enerji ve canl�l�k kazand�rmak, ayn� zamanda da yeni do�an bebe�e gerekli olan s�t�n olu�abilmesi i�in, s�t hormonlar�n� harekete ge�irmek ve anne s�t�n� �o�altmakt�r.

Ayr�ca do�um s�ras�nda meydana gelen kan kayb�, v�cut �ekerinin d��mesine sebep olur. Hurma v�cuda tekrar �eker giri�inin sa�lanmas� a��s�ndan �nemlidir ve tansiyon d��mesini de engeller. Kalori de�erinin �ok y�ksek olmas� sebebiyle hastal�ktan g��s�z d��m�� ya da yorgun olan kimseler i�in �zellikle �ok faydal�d�r.

Bu bilgiler, Allah'�n Hz. Meryem'e, hem kendisine enerji ve canl�l�k verecek hem de bebe�in tek g�das� olan s�t�n meydana gelmesini sa�layacak "hurma"dan yemesini bildirmesindeki hikmetleri ortaya koymaktad�r. �rne�in hurma, insan v�cudunun sa�l�kl� ve zinde kalabilmesi i�in hayati �nem ta��yan 10'dan fazla element i�ermektedir. Bu nedenle g�n�m�zde bilim adamlar�, insan�n sadece hurma ve suyla y�llarca ya�ayabilece�ini belirtmektedirler. 121 Bu konuda tan�nm�� uzmanlardan biri olan V. H. W. Dowson ise, bir hurma ve bir bardak s�t�n bir insan�n g�nl�k besin ihtiyac�n� kar��lamaya yetece�ini s�ylemektedir. 122

Hurmada bulunan oksitosin maddesi de, modern t�pta do�umu kolayla�t�r�c� bir ila� olarak kullan�lmaktad�r. Oksitosin, do�umu kolayla�t�r�c� etkisi nedeniyle pek �ok kaynakta "rapid birth" yani "h�zl� do�um" ifadesiyle tan�mlanmaktad�r. Do�um sonras�nda ise anne s�t�n� art�r�c� etkisiyle bilinmektedir. 123 Oksitosin esas olarak beyinde salg�lanan, do�um sanc�lar�n� ba�latan bir hormondur. Do�um �ncesi v�cudun t�m haz�rl�klar� bu hormon sayesinde ba�lar. Hormonun etkisi, ana rahmini olu�turan kaslarda ve anne s�t�n�n salg�lanmas�n� sa�layan kas yap�s�ndaki h�crelerde g�r�l�r. Do�um esnas�nda ana rahminin etkili olarak kas�lmas� do�umun ger�ekle�ebilmesi i�in son derece �nemlidir. Oksitosin de, rahmi olu�turan kaslar�n �ok g��l� bir �ekilde kas�lmas�n� sa�lar. Ayr�ca oksitosin, yeni do�mu� olan bebe�in beslenmesi i�in anne s�t�n�n salg�lanmas�n� ba�lat�r. Hurman�n tek ba��na bu �zelli�i -oksitosin i�ermesi- bile Kuran'�n Allah'�n vahyi oldu�unun �nemli bir delilidir. Hurman�n t�bbi olarak faydalar�n�n tespit edilmesi ancak yak�n tarihlerde m�mk�n olmu�tur. Halbuki Kuran'da yakla��k 1400 sene evvel Allah'�n Hz. Meryem'e hamilelik d�neminde hurma ile beslenmesini vahyetti�i bildirilmektedir.

Ayr�ca hurmada insan v�cuduna bol miktarda hareket ve �s� enerjisi kazand�ran, v�cutta par�alan�p kullan�lmas� kolay olan bir �eker t�r� bulunmaktad�r. �stelik bu �eker kan �ekerini h�zla y�kselten glikoz de�il, meyve �ekeri fruktozdur. �zellikle �eker hastalar�nda kan �ekerinin h�zla y�kselmesi, pek �ok organ� olumsuz olarak etkiler, ancak en �ok hasar g�ren organ ve sistemler g�z, b�brekler, kalp-damar sistemi ve sinir sistemidir. G�zde g�rme kayb�na kadar varan rahats�zl�klar, kalp krizi, b�brek yetmezli�i gibi pek �ok ciddi hastal���n en �nemli nedenlerinden biri, kan �ekeri y�ksekli�idir.

Hurma i�erik olarak �ok �e�itli vitamin ve minerale sahiptir. Lif, ya� ve proteinler a��s�ndan da �ok zengindir. Hurmada sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, k�k�rt, fosfor ve klor da bulunmaktad�r. Hurma ayr�ca A vitamini, betakaroten, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerini de i�erir. Hurmada bulunan vitamin ve minerallerin, normal insan v�cudunda ve hamilelik zamanlar�ndaki faydalar�ndan baz�lar�n� ise ��yle s�ralayabiliriz:

*Hurman�n besleyici oran�n�n g�c�, i�erdi�i uygun mineral dengesinden kaynaklanmaktad�r. Hurmada, hamilelikte kad�nlar�n almas� gereken bir B vitamini olan folik asit de bulunmaktad�r. Folik asit (B9) , v�cutta yeni kan h�cresi yap�m�nda, v�cudun yap� ta�� olan amino asitlerin yap�m�nda ve h�crelerin yenilenmesinde �nemli g�revler �stlenen bir vitamindir. Bu y�zden hamilelikte folik asit ihtiyac� belirgin �ekilde artar ve g�nl�k ihtiya� iki kat�na ��kar. Folik asit seviyesi yetersiz oldu�unda yap�sal olarak normalden b�y�k, ancak i�levleri d���k alyuvar h�creleri meydana gelir ve kans�zl�k belirtileri ortaya ��kar. �zellikle h�cre b�l�nmesinde ve h�crenin genetik yap�s�n�n olu�mas�nda �nemli rol oynayan folik asit, hamilelik s�ras�nda gereksinimi iki kat�na ��kan tek maddedir. Hurma da, folik asit a��s�ndan �ok zengin bir besin t�r�d�r.

*�te yandan hamilelikte meydana gelen uzun s�reli bulant� ve fiziksel tepkimeler nedeniyle potasyum eksikli�i a���a ��kar ve bu durumda da potasyum takviyesi yap�lmas� gerekir. Hurmada bol miktarda bulunan potasyum bu a��dan b�y�k �nem ta��d��� gibi, v�cuttaki su dengesinin korunmas�nda da son derece etkilidir. Ayr�ca potasyum, beyne oksijen gitmesine de yard�mc� olarak berrak d���nebilmeyi sa�lar. Bununla beraber v�cut s�v�lar� i�in uygun alkalik �zelli�i sa�lar. Zehirli v�cut at�klar�n� d��ar� atmas� i�in b�brekleri uyar�r. Y�ksek kan bas�nc�n� d���rmeye yard�m eder ve sa�l�kl� deri olu�umunu sa�lar. 124

*Hurman�n i�erdi�i demir , k�rm�z� kan h�crelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve bu da hamilelikte kans�zl���n engellenmesini ve bebe�in geli�imi i�in hayati �nem ta��yan kandaki alyuvarlar dengesinin uygun hale gelmesini sa�lar. Bilindi�i gibi alyuvarlar kanda oksijen ve karbondioksiti ta��yarak h�crelerin canl�l���n� s�rd�rmesinde rol oynarlar. �ok fazla demir i�ermesi sebebiyle, bir insan g�nde 15 tane hurma yiyerek v�cudunun demir ihtiyac�n� kar��layabilir ve demir eksikli�inden kaynaklanan rahats�zl�klardan korunmu� olur.

*Hurmada bulunan kalsiyum ve fosfat ise, iskelet olu�umu ve v�cudun kemik yap�s�n�n dengelenmesi i�in �ok �nemli elementlerdir. Hurma, i�erdi�i bol fosfor ve kalsiyum ile kemik zay�fl���na kar�� b�nyeyi korur ve bu hastal�klar�n azalt�lmas�na yard�m eder.

*Bilim adamlar� hurman�n stres ve gerginli�i giderici etkisine de dikkat �ekmektedirler. Berkeley �niversitesi uzmanlar�n�n yapt��� ara�t�rmalar, sinirleri g��lendiren B6 vitamininin ve kaslar�n �al��mas�nda �nemli rol oynayan magnezyum mineralinin hurmada y�ksek miktarda bulundu�unu ortaya koymu�tur. Hurma ayr�ca i�erdi�i magnezyum ile, b�brekler i�in de son derece �nemlidir. Bir insan g�nde 2-3 tane hurma yiyerek v�cudunun magnezyum ihtiyac�n� kar��layabilir. 125

*��erdi�i B1 vitamini ile sinir sisteminin sa�l�kl� olmas�n� kolayla�t�r�r. V�cuttaki karbonhidratlar�n enerjiye �evrilmesine, protein ve ya�lar�n v�cudun di�er ihtiya�lar� i�in kullan�lmas�na yard�mc� olur. B2 vitaminiyle de, v�cudun enerji sa�lamas� ve h�crelerin yenilenmesi i�in protein, karbonhidrat ve ya�lar�n yak�lmas�na yard�mc� olur.

*Hamilelikte A vitamini ne olan ihtiya� da artar. Hurma, i�indeki A vitamini sayesinde, g�rme g�c�n� ve v�cut direncini art�r�r, kemik ve di�lerin g��lenmesini sa�lar. Hurma, betakaroten a��s�ndan da son derece zengindir. 126 Betakarotenin h�crelere sald�ran molek�lleri kontrol alt�na alarak, kanseri �nleyici �zelli�i vard�r.

*Ayr�ca di�er meyveler genellikle protein a��s�ndan yetersizdir, ancak hurma protein de i�ermektedir. 127 Bu �zelli�i sayesinde v�cudun hastal�klara ve enfeksiyonlara kar�� korunmas�n� sa�lar, h�creleri yeniler ve v�cut s�v�s�n� dengeler. �rne�in et de faydal� bir g�dad�r ancak �zellikle b�yle bir d�nemde taze bir meyve olan hurma kadar fayda vermeyebilir. Hatta b�yle bir d�nemde etin fazla t�ketilmesi v�cutta zehirlenmeye neden olabilir. Hazm� kolay olan, hafif sebze, meyve t�r� yiyeceklerin tercihi daha uygun bir se�imdir.

Hurma ile ilgili t�m bu bilgiler, Allah'�n sonsuz ilmini ve insanlara olan rahmetini ortaya koymaktad�r. G�r�ld��� gibi modern t�bb�n ancak g�n�m�zde tespit edebildi�i hurman�n -�zellikle de hamilelik d�nemindeki- faydalar�na Kuran'da 14 as�r �nce i�aret edilmi�tir.

Allah'�n Hz. Meryem'e Hurma Yemesini Bildirmesi

Allah, Hz. Meryem'e hurma dal�n� sallayarak, 'hen�z olgunla�m�� taze hurmalardan yemesini' bildirmi�tir. Hurma, g�n�m�zde hem g�da hem de bir ila� oldu�u d���n�len bir besindir. G�n�m�zde elde edilen bilgiler, hurman�n insan v�cudunun sa�l�kl� ve zinde kalabilmesi i�in hayati �nem ta��yan 10'dan fazla element i�erdi�ini ortaya koymaktad�r.

Hurmada insan v�cuduna bol miktarda hareket ve �s� enerjisi kazand�ran, �z�mlemesi kolay olan �eker bulunmaktad�r. �stelik bu �eker kan �ekerini h�zla y�kselten glikoz de�il, meyve �ekeri (fruktoz)dir. Hurma hem enerji verir hem de kaslar�n ve sinirlerin geli�mesini sa�lar. Kalori de�erinin �ok y�ksek olmas� sebebiyle hastal�ktan g��s�z d��m�� ya da yorgun olan kimselere �ok fayda verir. Hurman�n 100 gram�nda, 1.5 gram protein, 50 gram karbonhidrat bulunmaktad�r. Kalori de�eri ise 225 kcal.'dir. Taze hurmalarda %60-65 oran�nda �eker ve %2 oran�nda da protein vard�r.

Yine modern t�bb�n bulgular�na g�re, hurma �zellikle de do�um yapan kad�nlar i�in de son derece faydal� g�r�lmektedir. Doktorlar, hamile kad�nlara do�um yapt�klar� g�n meyve �ekerli yiyecek verilmesi gerekti�ini belirtmektedirler. Bunun amac�, annenin zay�f d��en v�cuduna enerji ve canl�l�k kazand�rmak, ayn� zamanda da yeni do�an bebe�e gerekli olan s�t� olu�turabilmesi i�in, s�t hormonlar�n� harekete ge�irmek, anne s�t�n� �o�altmakt�r.

Bu bilgiler, Allah'�n Hz. Meryem'e, hem kendisine enerji ve canl�l�k verecek hem de bebe�in tek g�das� olan s�t�n meydana gelmesini sa�layacak 'hurma'dan yemesini bildirmesindeki baz� hikmetleri ortaya koymaktad�r. Burada �zerinde d���n�lmesi gereken hikmetlerden bir di�eri ise, Allah'�n Hz. Meryem'e hurma ile birlikte bir su ark� k�lmas� ve ona yiyip i�mesini bildirmi� olmas�d�r. G�n�m�zde bilim adamlar�, bir insan�n ihtiya� duyabilece�i t�m elementleri i�erdi�i i�in, insan�n sadece hurma ve suyla y�llarca ya�ayabilece�ini belirtmektedirler. 2

Bu konuda tan�nm�� uzmanlardan biri olan V. H. W. Dowson ise, bir hurma ve bir bardak s�t�n bir insan�n g�nl�k besin ihtiyac�n� kar��lamaya yetece�ini s�ylemektedir. 3


Nimet olarak size ula�an ne varsa, Allah'tand�r, sonra size bir zarar dokundu�unda (yine) ancak O'na yalvarmaktas�n�z. (Nahl Suresi, 53)

Hurma i�erik olarak �ok �e�itli vitamin ve minerallere sahiptir. Lif, ya� ve proteinler a��s�ndan da �ok zengindir. Hurmada sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, fiber, demir, k�k�rt, fosfor ve klor da bulunmaktad�r. Hurma ayr�ca A vitamini, betakaroten, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerini de i�erir. Hurmada bulunan vitamin ve minerallerin hamilelikteki faydalar�ndan baz�lar�n� ��yle s�ralayabiliriz:

Hurman�n besleyici oran�n�n g�c�, i�erdi�i uygun mineral dengesinden kaynaklanmaktad�r. Hamilelikte meydana gelen uzun s�reli bulant� ve fiziksel tepkimeler nedeniyle potasyum eksikli�i a���a ��kar ve bu durumda da potasyum takviyesi yap�lmas� gerekir. Hurmada bol miktarda bulunan potasyum bu a��dan b�y�k �nem ta��d��� gibi, v�cuttaki su dengesinin korunmas�nda da son derece etkilidir.

��erdi�i demir , k�rm�z� kan h�crelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve bu da hamilelikte kans�zl���n engellemesini ve bebe�in geli�imi i�in hayati �nem ta��yan kandaki RBC dengesinin uygun hale gelmesini sa�lar. �ok fazla demir i�ermesi sebebiyle, bir insan g�nde 15 tane hurma yiyerek v�cudunun demir ihtiyac�n� kar��layabilir ve demir eksikli�inden kaynaklanan rahats�zl�klardan kurtulmu� olur.

Hurmada bulunan kalsiyum ve fosfat ise, iskelet olu�umu ve v�cudun kemik yap�s�n�n dengelenmesi i�in �ok �nemli elementlerdir. Hurma i�erdi�i bol fosfor, kalsiyum, demir ve g�da maddeleri ile kans�zl��a ve kemik zay�fl���na kar�� b�nyeyi korur ve bu hastal�klar�n azalt�lmas�na yard�m eder.

Bilim adamlar� hurman�n stres ve gerginli�i giderici etkisine de dikkat �ekmektedirler. Berkeley �niversitesi uzmanlar�n�n yapt��� ara�t�rmalar, sinirleri g��lendiren B6 vitamininin ve magnezyum mineralinin hurmada y�ksek miktarda bulundu�unu ortaya koymu�tur. Sinir vitamini olarak adland�r�lan B6 ile kaslar�n �al��mas�nda �nemli rol oynayan magnezyum hurmada bol miktarda mevcuttur. Hurma ayr�ca i�erdi�i magnezyum ile de, b�brekler i�in son derece �nemlidir. Bir insan g�nde 2-3 tane hurma yiyerek v�cudunun magnezyum ihtiyac�n� kar��layabilir. 4

Bunlar�n yan� s�ra, hurmada hamilelikte kad�nlar�n almas� gereken bir B vitamini olan folik asit de bulunmaktad�r. Folik asit (B9 ), v�cutta yeni kan h�cresi yap�m�nda, aminoasit yap�m�nda ve h�crelerin yenilenmesinde �nemli g�revler �stlenen bir vitamindir. Bu y�zden hamilelikte folik asit ihtiyac� belirgin �ekilde artar ve g�nl�k ihtiya� iki kat�na ��kar. Folik asit seviyesi yetersiz oldu�unda yap�sal olarak normalden b�y�k, ancak i�levleri d���k alyuvar h�creleri meydana gelir ve kans�zl�k belirtileri ortaya ��kar.

�zellikle h�cre b�l�nmesinde ve h�crenin genetik yap�s�n�n olu�mas�nda �nemli rol oynayan folik asit, hamilelik s�ras�nda gereksinimi iki kat�na ��kan tek maddedir. Hurma da, folik asit a��s�ndan �ok zengin bir besin t�r�d�r.

Hamilelikte A vitaminine olan ihtiya� ise, g�nl�k olarak 800/ug'e kadar y�kselmektedir. Hurma da, A vitaminin �nc�s� olan betakaroten a��s�ndan son derece zengindir. 5


Allah, Hz. Meryem'e hurma yemesini vahyederek, hurmada bulunan faydal� vitamin ve minerallere dikkat �ekmi� olabilir.

Ayr�ca di�er meyveler genellikle protein a��s�ndan yetersizdir, ancak hurma proteinleri de i�ermektedir. 6

Yine hurmada bulunan oksitosin maddesi de, modern t�pta do�umu kolayla�t�r�c� bir ila� olarak kullan�lmaktad�r. Oksitosin, do�umu kolayla�t�r�c� etkisi nedeniyle pek �ok kaynakta "rapid birth" yani "h�zl� do�um" s�zleriyle tan�mlanmaktad�r. Do�um sonras�nda ise anne s�t�n� art�r�c� etkisiyle bilinmektedir. 7

Hurma ile ilgili t�m bu bilgiler, Allah'�n sonsuz ilmini ve Hz. Meryem �zerindeki rahmetini ortaya koymaktad�r. Hz. Meryem, Allah'�n ilham�yla yedi�i hurma sayesinde, belki de o s�rada ihtiya� duydu�u her t�rl� besini kar��lama imkan� bulmu�, do�umunu kolayla�t�racak bir imkan elde etmi�tir (ku�kusuz en do�rusunu Allah bilir).

Peygamber Efendimiz de "��inde hurma bulunan evin halk� a� kalmaz'' hadis-i �erifiyle, modern t�bb�n ancak g�n�m�zde tespit edebildi�i hurman�n faydalar�na dikkat �ekerek, hikmetli bir tavsiyede bulunmu�tur. 8

Allah'�n Hz. Meryem'in Yan�nda Bir Su Ark� K�lmas�

Allah, Hz. Meryem'e, 'onun hemen alt yan�nda bir su ark� k�ld���n�, art�k yiyip i�mesini ve g�z�n�n ayd�n olmas�n�' bildirmi�tir.

Suyun da ayn� hurma gibi, kas hareketlerini d�zenleyerek do�um sanc�s�n� hafifletici �zellikleri bulunmaktad�r. �ncelikle suyun sadece g�r�lmesi veya sesinin i�itilmesi bile otonom olarak kaslar�n hareketini d�zenlemektedir. Nitekim modern do�um klinikleri do�um i�lemini havuz i�erisinde ger�ekle�tirerek bu durumdan faydalanmaktad�rlar.

Bunun yan� s�ra bilindi�i gibi su, ya�am�n devam� ve sa�l���n korunabilmesi i�in mutlaka gerekli olan hayati bir maddedir. �nsan v�cudunda gerekle�en hemen hemen her fonksiyonda; v�cut s�cakl���n�n ayarlanmas�, besin maddelerinin ve oksijenin ta��nmas�, at�k maddelerin h�crelerden uzakla�t�r�lmas�, eklemlerin d�zg�n i�lev g�rmesinin sa�lanmas�, cildin nem ve elastikiyetinin sa�lanmas�, sindirimin kolayla�t�r�lmas�, organ ve dokular�n korunmas�n�n sa�lanmas�nda su b�y�k �nem ta��maktad�r. G�n�m�zde suyun tedavi ama�l� kullan�m� giderek yayg�nla�maktad�r. Suya dokunmak, su ile temas halinde olmak ba����kl�k sistemini uyarmakta, stres kar��t� hormonlar�n �retimini h�zland�rmakta, kan dola��m�n� ve metabolizmay� canland�rmakta, a�r�lar� hafifletmektedir. 9

Hamilelikte ise, suyun �ok fazla a��dan �nemi vard�r. Hamilelik s�ras�nda, hem artan kan miktar� hem de geli�mekte olan bebek nedeniyle, s�t veren kad�nlarda ise s�t �retimi nedeniyle suya �zellikle ihtiya� vard�r. Anne s�t�n�n %87'sinin sudan olu�tu�u g�z �n�nde bulundurulacak olunursa, suyun do�um sonras�nda da olduk�a �nemli oldu�u anla��lmaktad�r.

Bunlar�n yan� s�ra, hem annenin hem de bebe�in kan�ndaki elektrolit dengesinin sa�lanabilmesi i�in de suya ihtiya� vard�r. Hamilelikte salg�lanan hormonlar v�cudun s�v�lar� kullan�m �eklini de�i�tirir. Hamileli�in sonlar�na do�ru annenin kan�n�n hacmi yakla��k 1,5 kat�na ��kar. Hamilelik d�neminde kad�n�n solunum yolu ile kaybetti�i su miktar� da hamilelik �ncesine g�re �ok daha fazlala��r. Bebe�in i�inde bulundu�u amniyon s�v�s� her �� saatte bir kendini yenilemektedir. Yetersiz su al�m�na ba�l� dehidrasyon durumunda amniyon s�v�s�n�n miktar� da azalabilmektedir.

Hamilelikte dehidrasyonun bir ba�ka olumsuz etkisi de erken do�um a�r�lar�d�r. Dehidrasyon durumunda salg�lanan baz� hormonlar do�um kas�lmalar�n� ba�latan hormonu taklit ederek erken do�um kas�lmalar�na neden olabilirler. Erken do�um tehdidine kar�� uygulanan tedavi i�lemi, damar yolunun a��larak s�v� verilmesidir. Bu ise s�v� al�m�n�n �nemini belirtmek a��s�ndan dikkat �ekicidir. �o�u zaman hafif kas�lmalar sadece s�v� verilmesi ile kaybolur gider.

Su ayr�ca v�cudun ta��ma sistemidir. Besin maddelerini ve oksijeni kan yolu ile bebe�e ta��yan da yine sudur. Su ayn� zamanda hamilelikte s�k g�r�len ve erken do�um ya da d���klere neden olabilen baz� enfeksiyonlar�n �nlenmesinde de aktif rol al�r. Yeteri kadar su i�ildi�inde, enfeksiyon riski azal�r. 10

Doktorlar hamile kad�nlar�n, su ihtiya�lar�n�n hamile olmad�klar� d�neme oranla en az %50 miktar�nda art�� g�sterdi�ini, bu nedenle de yeterli su i�ilmemesi durumunda v�cudun harcad��� s�v�lardan tasarruf yoluna giderek �e�itli rahats�zl�klara yol a�aca��n� belirtmektedirler. 11


Ey insanlar, Allah'�n �zerinizdeki nimetini an�n. G�kten ve yerden sizi r�z�kland�ran Allah'�n d���nda bir ba�ka yarat�c� var m�? O'ndan ba�ka �lah yoktur. �yleyse nas�l olur da �evriliyorsunuz? (Fat�r Suresi, 3)

Bilimin ortaya koydu�u t�m bu ger�ekler Allah'�n Hz. Meryem i�in bir su ark� k�lmas�n�n ve yiyip i�mesini bildirmesinin ne kadar hikmetli oldu�unu bir kez daha g�zler �n�ne sermekte ve Allah'�n sonsuz ilminin delillerini olu�turmaktad�r.

 

M�KEMMEL B�R MEYVE: �NC�R

"�ncire ve zeytine andolsun" (Tin Suresi, 1)

Tin Suresi'nin birinci ayetinde Allah'�n incire "andolsun" �eklinde bildirmesi, bu meyvenin faydalar� a��s�ndan son derece hikmetlidir.

�ncirin �nsan Sa�l���na Faydalar�:

�ncir herhangi bir meyve ya da sebzeye g�re en y�ksek lif i�eri�ine sahiptir. Sadece 1 adet kuru incir 2 gram lif sa�lamaktad�r, ki bu tavsiye edilen g�nl�k ihtiyac�n %20'si'dir. Son 10-15 y�lda yap�lan ara�t�rmalar, bitkisel g�dalarda bulunan liflerin sindirim sisteminin d�zg�n olarak �al��mas� a��s�ndan �ok �nemli olduklar�n� ortaya koymu�tur. Besin olarak al�nan lifin sindirime yard�mc� oldu�u ve baz� kanser t�rlerinin riskini azaltmada etkili oldu�u bilinmektedir. Beslenme uzmanlar� lif al�m�n� art�rman�n ideal bir yolu olarak, lif a��s�ndan zengin olan incir t�ketimini tavsiye etmektedirler.

Lifli yiyecekler ��z�n�r ve ��z�nmez olarak ikiye ayr�l�rlar. ��z�nmez lif a��s�ndan zengin g�dalar, v�cuttan at�lacak maddelere su kazand�rarak ba��rsaklardan ge�i�i kolayla�t�rlar. B�ylece sindirim sistemini h�zland�r�rarak, d�zenli �al��mas�n� sa�larlar. Ayr�ca ��z�nmez lifli besinlerin kolon kanserine kar�� koruyucu oldu�u da tespit edilmi�tir. ��z�n�r lif a��s�ndan zengin besinlerin ise kandaki kolesterol seviyesini %20'den fazla d���rd�kleri ortaya konmu�tur. Bu nedenle kalp hastal�klar�n�n riskini azaltmak a��s�ndan b�y�k �nem ta��rlar. E�er kanda fazla miktarda kolesterol varsa, bu kan damarlar�nda birikir ve kan damarlar�n�n sertle�mesine, daralmas�na yol a�ar. Kolesterol, hangi organ�n damar�nda birikirse o organa ait hastal�klar ortaya ��kar. �rne�in, kalbi besleyen atardamarlarda kolesterol birikimi olursa, g���s a�r�s�, kalp krizi gibi sorunlar olu�ur. B�brek damarlar�nda kolesterol birikimi ise, y�ksek tansiyon ve b�brek yetmezli�ine yol a�abilir. Ayr�ca ��z�n�r liflerin al�m� mideyi bo�altarak, kan �ekerini d�zenlemesi a��s�ndan da �nem ta��r, ��nk� kan �ekerindeki ani de�i�iklikler hayati riskler ta��yan rahats�zl�klarla sonu�lanabilir. Nitekim beslenmeleri lif a��s�ndan zengin olan toplumlar�n kanser ve kalp hastal�klar� gibi rahats�zl�klara daha az oranda yakaland�klar� tespit edilmi�tir. 128

��z�n�r ve ��z�nmez liflerin her ikisinin birarada bulunmas� ise sa�l�k a��s�ndan ayr� bir avantajd�r: Her iki lif t�r�n�n birarada bulunmas�n�n, kanseri engellemede, tek ba��na olduklar�ndan daha etkili oldu�u ortaya ��km��t�r. �ncirde her iki lif t�r�n�n -hem ��z�n�r hem de ��z�nmez liflerin- birarada bulunmas� bu bak�mdan inciri son derece �nemli bir besin maddesi k�lmaktad�r. 129

George Washington �niversitesi T�p Merkezi'nde Hastal�klara Kar�� Korunma Enstit�s�'n�n ba�kan� Dr. Oliver Alabaster, incirden �u ifadelerle bahsetmektedir:

... burada ger�ek anlamda sa�l�kl� ve y�ksek lif oran�na sahip bir besini ekleme imkan� bulunmaktad�r. �ncirleri ve di�er y�ksek lif oran�na sahip besinleri s�kl�kla tercih etmek... �m�r boyu sa�l���n�z a��s�ndan �nem ta��maktad�r. 130

California �ncir Dan��ma Kurulu'na (California Fig Advisory Board) g�re, meyvelerde ve sebzelerde bulunan antioksidanlar�n insanlar� bir�ok hastal�ktan korudu�una inan�lmaktad�r. Antioksidanlar, v�cudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu olu�an veya d��ardan al�nan zararl� maddeleri (serbest radikalleri) etkisiz hale getirirler ve h�crenin tahrip edilmesini engellemi� olurlar.

Scranton �niversitesi taraf�ndan y�r�t�len ara�t�rmada, kuru incirin, antioksidan bak�m�ndan zengin fenol bile�imine di�er meyvelere g�re �ok daha fazla sahip oldu�u belirlenmi�tir. Fenol, mikroorganizmalar� �ld�r�c� -antiseptik- bir madde olarak kullan�lmaktad�r. Scranton �niversitesi'nde yap�lan de�erlendirmelere g�re, �ncirdeki fenol miktar�, di�er meyvelerle k�yasland���nda �ok daha fazlad�r. 131

New Jersey'deki Rutgers �niversitesi taraf�ndan y�r�t�len ara�t�rmada ise, kuru incirin i�erdi�i Omega-3 , Omega-6 ya� asitleri (EFA: Essential fatty acids: v�cut i�in zaruri ya�lar) ile fitosterol (bitkilerde bulunan ya��ms� madde) sayesinde kolesterol� d���r�c� olarak da �nem ta��d��� anla��lm��t�r. 132 Bilindi�i gibi Omega-3 ve Omega-6 ya� asitleri v�cutta �retilemezler ve g�dalarla al�nmalar� gereklidir. Ayr�ca bu ya�lar �zellikle kalp, beyin ve sinir sisteminin sa�l�kl� �ekilde i�lev g�rmesi a��s�ndan vazge�ilmez �neme sahiptirler. Fitosterol ise, hayvansal g�dalardaki kalp ve damar sa�l��� a��s�ndan tehlikeli olan kolesterol�n yolunu t�kayarak kana kar��madan v�cuttan at�lmas�n� sa�lar.

California �ncir Dan��ma Kurulu taraf�ndan "adeta do�an�n en m�kemmel meyvesi" 133 olarak bahsedilen incir, insano�lunun bildi�i en eski meyvelerden biri olmas�na ra�men, g�da �reticileri taraf�ndan yeniden ke�fedilmektedir. ��nk� besin de�erinin y�ksek olmas�, sa�l�k i�in faydalar�, bu meyveye ayr� bir �nem kazand�rmaktad�r.

�ncir hemen hemen her �zel diyetin par�as� olabilir: �ncir do�al olarak ya�, sodyum ve kolesterol i�ermedi�i ve y�ksek lif oran�na sahip oldu�u i�in, kilo vermeye �al��an ki�iler i�in de uygun bir besindir. Ayn� zamanda incir, bilinen t�m meyvelere g�re en y�ksek mineral i�eri�ine sahiptir. 40 gram incir, 244 mg potasyum (g�nl�k ihtiyac�n % 7'si), 53 mg kalsiyum (g�nl�k ihtiyac�n %6's�) ve 1.2 mg demir (g�nl�k ihtiyac�n %6's�) i�ermektedir. 134 �ncirde kalsiyum oran� �ok y�ksektir; meyveler aras�nda kalsiyum i�eri�i a��s�ndan portakaldan sonra ikinci s�rada gelmektedir. Bir kase kuru incir, bir kase s�t ile ayn� miktarda kalsiyum sa�lamaktad�r.

�ncir, uzun s�reli hastal�klardan sonra h�zl� �ekilde iyile�meye yard�mc� olan, g�� ve kuvvet veren bir ila� olarak da d���n�lmektedir. Fiziksel ve zihinsel zorlanmay� ortadan kald�r�r ve v�cuda enerji ve g�� sa�lar. �ncirin en �nemli besin ��esi, t�m meyvenin % 51-74'�n� olu�turan �ekerdir ve t�m meyveler aras�nda en y�ksek �eker oran�n� i�ermektedir. Ayr�ca incir, ast�m, �ks�r�k ve so�uk alg�nl��� gibi durumlarda da tedavi ama�l� tavsiye edilmektedir.

Burada �ok s�n�rl� olarak yer verdi�imiz incirin faydalar�, Allah'�n insanlar �zerindeki rahmetinin bir g�stergesidir. Rabbimiz zevkle yenen bu meyve i�inde, insan�n ihtiyac� olan maddeleri, onun sa�l���na uygun bir denge ile, adeta paketlenmi� �ekilde yarar�na vermektedir. Allah'�n bu �zel nimetinin Kuran'da zikredilmesi de, incirin insanlar i�in �nemine bir i�aret olabilir. (En do�rusunu Allah bilir.) �ncirin besin de�erinin, insan sa�l��� a��s�ndan �neminin, ancak geli�en t�p ve teknolojik imkanlarla tespit edilebilmesi, ku�kusuz Kuran'�n, her�eyin bilgisine sahip Allah'�n s�z� oldu�unun g�stergelerinden biridir.


100 gram taze incirdeki besin de�erini g�steren tablo

DE�ERL� B�R BES�N KAYNA�I: BALIK

Deniz av� ve onu yemek size ve (yery�z�nde) dola�anlara bir yarar olarak helal k�l�nd�... (Maide Suresi, 96)

Kalp hastal�klar�na yakalanan ve bu nedenle hayat�n� kaybeden ki�ilerin ya� ortalamalar�n�n g�n ge�tik�e d��mesi, kalp sa�l���na g�sterilen �nemi b�y�k �l��de art�rm��t�r. T�pta, kalp hastal�klar�n�n tedavisi konusunda pek �ok yeni geli�meler kaydedilse de, uzmanlar�n as�l tavsiye etti�i, bu hastal��a yakalanmadan �nce al�nacak �nlemlerin titizlikle uygulanmas�d�r. Uzmanlar kalbin sa�l�kl� i�leyi�inde ve hastal�klar�n �nlenmesinde �nemli bir besini tavsiye etmektedirler: Bal�k

Bal���n �nemli bir besin olmas�n�n nedeni; hem insan v�cudu i�in gerekli maddeleri sa�lamas�, hem de bedeni �e�itli hastal�k risklerinden m�mk�n oldu�unca uzak tutacak i�eri�e sahip olmas�d�r. �rne�in i�erdi�i Omega-3 asidi ile v�cut sa�l��� i�in adeta bir kalkan g�revi g�ren bal���n, d�zenli olarak t�ketildi�inde kalp hastal�klar� riskini azaltt��� ve ba����kl�k sistemini g��lendirdi�i ortaya ��km��t�r.

Bilimsel olarak faydalar� yeni kan�tlanan bal���n, de�erli bir besin kayna�� oldu�u g�n�m�zden yakla��k olarak 1400 y�l �nce indirilen Kuran'da da bildirilmektedir. Y�ce Allah, Kuran'da deniz �r�nlerini, "Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz..." (Nahl Suresi,14), "Deniz av� ve onu yemek size ve (yery�z�nde) dola�anlara bir yarar olarak helal k�l�nd�..." (Maide Suresi, 96) ayetleriyle haber vermektedir. Ayr�ca Kehf Suresi'nde de, bal��a �zel olarak dikkat �ekilmektedir. Bu surede Hz. Musa ve gen� yard�mc�s�n�n uzun bir yolculu�a ��kt�klar� ve yanlar�na da yiyecek olarak bal�k ald�klar� bildirilmektedir:

B�ylece ikisi, iki (deniz)in birle�ti�i yere ula��nca bal�klar�n� unutuverdiler; (bal�k) denizde bir ak�nt�ya do�ru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu. (Varmalar� gereken yere gelip) Ge�tiklerinde (Musa) gen�-yard�mc�s�na dedi ki: "Yeme�imizi getir bize, andolsun, bu yapt���m�z-yolculuktan ger�ekten yorulduk." (Gen�-yard�mc�s�) Dedi ki: "G�rd�n m�, kayaya s���nd���m�zda, ben bal��� unuttum..." (Kehf Suresi, 61-63)

Kehf Suresi'nde uzun bir yolculuk s�ras�nda, yorulduktan sonra yiyecek olarak �zellikle bal���n se�ilmi� olmas� dikkat �ekicidir. Dolay�s�yla bu k�ssadaki hikmetlerden biri olarak, bal���n faydalar�na, besleyici y�n�ne i�aret ediliyor olabilir. (En do�rusunu Allah bilir.)

Nitekim bal���n besin olarak �zelliklerini ara�t�rd���m�zda �arp�c� bilgilerle kar��la��r�z. Rabbimiz'in bizlere b�y�k bir nimeti olan bal�klar �zellikle protein, D vitamini ve eser elementler (v�cutta �ok az miktarda bulunan, fakat v�cut i�in �ok �nemli baz� elementler) a��s�ndan m�kemmel besin kaynaklar�d�r. ��erdikleri fosfor, s�lf�r, vanadyum gibi mineraller sayesinde ise b�y�meyi ve dokular�n iyile�mesini sa�larlar. Sa�l�kl� di� etleri ve di� yap�s� olu�mas�na yard�mc� olur, cilt rengini g�zelle�tirir, sa�lar�n daha sa�l�kl� olmas�n� sa�lar, bakteriyel enfeksiyonlarla m�cadeleye katk�da bulunurlar. Ayr�ca kandaki kolesterol oran�n� d�zenleyici etkileriyle, kalp krizlerinin �nlenmesinde �nemli bir rol oynamaktad�rlar. Ni�asta ve ya�lar�n par�alanarak v�cutta kullan�lmas�na yard�m ederler. B�ylece daha enerjik ve daha kuvvetli olunmas�n� sa�larlar. �te yandan zihinsel faaliyetlerin d�zenli �al��mas�nda etkilidirler. ��erdikleri D vitamininin ve di�er minerallerin yeterli miktarlarda al�nmamas� durumunda ise, ra�itizm (kemik zay�fl���), di� eti hastal�klar�, guatr, hipertiroit gibi rahats�zl�klar ortaya ��kabilir. 135

Bunlar�n d���nda g�n�m�z t�bb�, bal���n i�erdi�i Omega-3 ya� asitlerinin sa�l�k a��s�ndan �ok �nemli bir yere sahip oldu�unu ke�fetmi�tir. Hatta bu ya�lar zaruri ya� asitleri (EFA: essential fatty asit) olarak belirlenmi�tir.

Bal�k Ya��ndaki Omega-3'�n Faydalar�

Bal�k ya��nda sa�l���m�z i�in �zellikle �ok �nemli olan 2 farkl� doymam�� ya� asidi t�r� bulunmaktad�r: EPA ( e icosa p entaenoic a sit) ve DHA ( d ocosa h exaenoic a sit). EPA ve DHA �oklu doymam�� ya�lar olarak bilinmektedirler ve �nemli Omega-3 ya� asitlerini i�ermektedirler. �nsan v�cudu Omega-3 ve Omega-6 ya� asitlerini �retemez dolay�s�yla d��ar�dan besinlerle al�nmalar� gerekir.

Bal�k ya��n�n -Omega-3 ya� asitlerini i�ermesi nedeniyle- insan sa�l���na faydalar� hakk�nda �ok fazla delil bulunmaktad�r. Omega-3 ya� asitleri, bitkisel ya�larda da bulunmas�na kar��n, insan sa�l���n� korumada �ok daha az etkilidirler. Buna kar��n deniz planktonlar� Omega-3 ya� asidini EPA ve DHA'ya d�n��t�rmede �ok etkilidirler. Bal�klar bu planktonlar� yediklerinde EPA ve DHA a��s�ndan zengin hale gelirler. Bu nedenle bal�k, v�cut i�in son derece �nem ta��yan bu ya� asitleri a��s�ndan en zengin besinlerden biridir. 136

Bal�ktaki Ya� Asitlerinin Hayati Faydalar�

Bal�ktaki ya� asitlerinin ba�l�ca �zelli�i ise v�cudun enerji �retimine katk�da bulunmas�d�r. Bu ya� asitleri, v�cutta oksijene ba�lanarak, elektron transferini ger�ekle�tirmekte ve v�cuttaki birtak�m kimyasal i�lemler i�in enerji sa�lamaktad�rlar. Bu nedenle bal�k ya�� a��s�ndan zengin bir beslenmenin yorgunlu�u giderdi�ine, kavrama g�c�n� ve hareket kabiliyetini art�rd���na dair deliller de bulunmaktad�r. Omega-3, ki�inin enerji seviyesini oldu�u kadar konsantrasyon yetene�ini de artt�rmaktad�r. Bal���n "zeka besini" olarak ifade edilmesinin bilimsel bir temeli vard�r ��nk�, beyindeki ya��n ana bile�imi Omega-3 ya� asitleri i�eren DHA'd�r. 137

Kalp ve Damar Sa�l���nda Bal���n �nemi

Bal�kta bulunan Omega-3 ya� asidi kandaki kolesterol�, trigliseridi ve kan bas�nc�n� d���rerek, kalp sa�l���n� koruyucu etkisi ile bilinmektedir. 138 Trigliserit bir �e�it ya�d�r ve i�erdi�i zengin ya� ve d���k protein bak�m�ndan LDL'ye (k�t� kolesterole) benzer. Y�kselmi� trigliserit seviyesi, �zellikle y�ksek kolestrol durumunda kalp hastal��� riskini art�r�r. Ayr�ca bal�k ya�lar�, bir kalp krizinden sonraki anormal kalp ritmlerinin, hayat� tehdit eden risklerini de azaltmaktad�r.

Amerikan T�p Birli�i taraf�ndan yap�lan bir ara�t�rmada, haftada 5 porsiyon bal�k yiyen kad�nlarda kalp krizi ge�irme oranlar�n�n 1/3 oran�nda azald��� g�r�lm��t�r. Bunun, bal�k ya��nda bulunan Omega-3 ya� asitlerinin, kan�n daha az p�ht�la�mas�na neden olmas�ndan kaynakland��� d���n�lmektedir. Kan�n damarlar�m�zdaki normal h�z� saatte 60 km 'dir ve kan�n yeterli derecede ak��kan olmas�, yo�unlu�unun, miktar�n�n, h�z�n�n normal seviyede olmas� hayati derecede �nem ta��r. Kan�m�z i�in en b�y�k tehlike -kanama gibi gerekli durumlar haricinde- p�ht�la�arak ak�c�l���n�n azalmas�d�r.  Bal�k ya�lar� kandaki trombositlerin (v�cutta kanama oldu�unda kan� yo�unla�t�ran kan plak��klar�) birbirlerine yap��malar�n� engelleyerek kan�n p�ht�la�mas�n� azaltmada da etkili g�r�nmektedir. Aksinde kan�n yo�unla�mas� damarlar�n daralmas�na sebep olur. Bu durum da ba�ta kalp, beyin, g�zler ve b�brekler olmak �zere v�cuttaki pek �ok organ�n kanla yeterli miktarda beslenememesine, a��r �al��malar�na ve zamanla fonksiyonlar�n� yitirmelerine sebep olur. �rne�in atardamar p�ht�la�ma y�z�nden tamamen t�kand���nda, damar�n bulundu�u yere ba�l� olarak, kalp krizi, fel� veya ba�ka hastal�klar meydana gelebilmektedir.

Omega-3 ya� asitleri alyuvarlar i�indeki oksijen ta��yan hemoglobin molek�l�n�n �retiminde ve h�cre zar�ndan ge�en besinlerin kontrol�nde de �nemli rol oynamakta ve v�cut i�in zararl� ya�lar�n zarar�n� engellemektedir.Ara�t�rmalar bal�ktaki Omega-3 ya� asitlerinin kalp krizi riskini azaltt���n� ortaya koymaktad�r. 139

Yeni Do�an Bebeklerin Geli�imi ��in �nemi

Omega-3 ya� asitleri insan beyni ve retinas�n�n �nemli bir bile�eni olmalar�ndan �t�r�, �zellikle yeni do�an bebeklerin ihtiya�lar�yla ba�lant�l� olarak, ge�ti�imiz on y�lda �nemli ara�t�rmalara konu olmu�tur. Omega-3'�n bebe�in anne rahmindeki geli�imi ve yeni do�mu� bebe�in geli�imindeki �nemini kan�tlayan �ok fazla delil bulunmaktad�r. Omega-3 �zellikle hamilelik d�nemi boyunca ve bebeklik d�neminin ba�lar�nda, beyin ve sinirlerin uygun �ekilde geli�imi i�in �ok �nemlidir. Anne s�t� de do�al ve m�kemmel bir Omega-3 deposu oldu�undan, bilim adamlar� anne s�t�n�n �nemini �zellikle vurgulamaktad�rlar. 140

Eklem Sa�l���na Faydas�:

Romatizmal artrit hastal���nda (romatizmaya ba�l� eklem enfeksiyonu) en �nemli risk, eklemlerde meydana gelen a��nman�n, geriye d�n��� olmayan bir tahribata yol a�mas�d�r. Omega-3 ya� asidi bak�m�ndan zengin bir beslenmenin, artrit olu�umuna engel oldu�u, �i�mi� ve hassas eklemlerdeki rahats�zl�klar�n da hafifledi�i kan�tlanm��t�r. 141

Beyin ve Sinir Sisteminin Sa�l�kl� �al��mas� A��s�ndan Faydalar�

Omega-3 ya� asidinin beyin ve sinir sisteminin sa�l�kl� �ekilde �al��mas�ndaki etkileri yap�lan pek �ok ara�t�rmada ortaya konmu�tur. Ayr�ca bal�k ya�� takviyelerinin depresyon ve �izofreni belirtilerini hafifletebildi�i, Alzheimer hastal���n� (bellek kayb�na sebep olan, g�nl�k ya�am aktivitelerini engelleyen bir beyin hastal���) �nledi�i g�sterilmi�tir. �rne�in depresyon ge�iren ve 12 hafta boyunca 1 gram Omega-3 ya� asidi alan ki�ilerde, belirtilerin -endi�e, h�z�n ve uyku problemleri gibi- azald��� belgelenmi�tir. 142

Enfeksiyonel Rahats�zl�klara Faydas�, Ba����kl�k Sistemini G��lendirmesi

Omega-3 ya� asitleri ayn� zamanda, anti-enflamatuar (enfeksiyon �nleyici) olarak g�rev yaparlar. 143 Bu nedenle;

*Romatizmal artrit (romatizmaya ba�l� eklem enfeksiyonu),
*Osteoartrit (zamanla eklemlerin i�levlerini bozan bir hastal�k),
*�lseretif kolit (ba��rsak enfeksiyonuna ba�l� yaralar) ve
*Lupus (ciltte yara olu�mas�na sebep olan deri hastal���) hastalar�n�n hepsinde kullan�labilir.
Ayr�ca miyelini (sinir h�crelerini kaplayan zar) koruma �zelli�i vard�r. Bu nedenle;
*Glokom (g�z i�i bas�nc�n artmas�yla k�rl��e sebep olan hastal�k),
*Multipl skeleroz (beyin ve omurilikte doku sertle�mesi sonucu olu�an �l�mc�l hastal�k),
*Osteoporoz (kemik dokusunda yap�sal zay�flamaya sebep olan hastal�k) ve
*�eker hastalar�n�n tedavisinde kullan�l�r.

T�m bunlar�n yan� s�ra;
*Migren hastalar�nda,
*Aneroksiyada (�l�mc�l olabilen yeme bozuklu�u),
*Yan�k tedavisinde
*Cilt sa�l��� ile ilgili problemlerin tedavisine de yard�mc� oldu�u belirtilmektedir.

Y�ksek oranda Omega-3 ya� asidine sahip bal�kla beslenen Gr�nland eskimolar� ve Japonlar gibi topluluklar�n daha az kalp, damar hastal�klar�na, ast�m ve sedef hastal��� gibi hastal�klara yakaland�klar�n� g�steren �ok kapsaml� veriler bulunmaktad�r. Bal�k, bu nedenle tedavi edici bir besin olarak da tavsiye edilmektedir. Omega-3 ya� asitleri kalp sa�l��� i�in, kan�tlanm�� faydalar�yla, g�n�m�zde beslenme uzmanlar�n�n ba�l�ca tavsiye ettikleri maddelerden biridir.

Genel hatlar�yla yer verdi�imiz bal���n faydalar�na her ge�en g�n yenileri eklenmektedir. �stelik bal���n yararlar�n� ortaya ��karmak, pek �ok bilim adam�n�n, �st�n teknolojik imkanlarla donanm�� ara�t�rma merkezlerinin kullan�lmas�yla m�mk�n olabilmi�tir. B�ylesine de�erli bir besin kayna��na Kuran'da i�aret edilmesi ve Kehf Suresi'nde �zellikle yorgunluk giderici bir besin olarak bildirilmi� olmas� da elbette son derece hikmetlidir. Bal�ktan sa�lanan t�m faydalar Rabbimiz'in bizlere verdi�i b�y�k bir nimettir. T�m besinlerde oldu�u gibi bal�klardaki �st�n yap�y� da bizler i�in yaratan Alemlerin Rabbi olan Allah't�r.

DOMUZ ET� VE SA�LI�A ZARARLARI

O, size �l�y� (le�i)- kan�, domuz etini ve Allah'tan ba�kas� ad�na kesilmi� olan (hayvan)� kesin olarak haram k�ld�. Fakat kim ka��n�lmaz olarak muhta� kal�rsa, ta�k�nl�k yapmamak ve haddi a�mamak �art�yla ona bir g�nah yoktur. Ger�ekten Allah, ba���layand�r, esirgeyendir. (Bakara Suresi, 173)


Resimde "tri�in" paraziti g�r�lmektedir.

Domuz eti yenmesinin sa�l��a zararl� pek �ok y�n� bulunmaktad�r. Bu zararlar ge�mi� d�nemlerde oldu�u gibi, al�nan her t�rl� tedbire ra�men g�n�m�zde de s�z konusudur. Her�eyden evvel domuz, her ne kadar �iftliklerde, bak�ml� ortamlarda yeti�tirilirse yeti�tirilsin, kendi pisli�ini yiyen bir hayvand�r. Gerek pislikle beslenmesi gerekse biyolojik yap�s� nedeniyle domuzun b�nyesi di�er hayvanlara oranla �ok fazla miktarlarda antikor �retir. Yine domuzun v�cudunda di�er hayvanlara ve insana oranla �ok y�ksek dozda b�y�me hormonu �retilir. Do�al olarak bu y�ksek dozdaki antikorlar ve b�y�me hormonu, dola��m yoluyla domuzun kas dokusuna da ge�erek birikir. Bunun yan� s�ra domuz eti �ok y�ksek oranlarda kolesterol ve lipid i�erir. Bunlar�n sonucunda t�m bu a��r� d�zeydeki antikorlar, hormonlar, kolesterol ve lipidlerle y�kl� olan domuz etinin insan sa�l��� a��s�ndan �nemli bir tehdit oldu�u bilimsel olarak kan�tlanm��t�r.

Bug�n domuz etinin yo�un olarak t�ketildi�i ABD, Almanya gibi �lkelerin n�fuslar�n�n �nemli bir b�l�m�n� olu�turan normalin �ok �tesinde �i�man kimselerin varl���, art�k al���lm�� bir durum olmu�tur. Domuz etine dayal� bir beslenme sonucunda, a��r� b�y�me hormonuna maruz kalan insan b�nyesi, �nce �ok fazla kilo toplamakta, sonra da v�cut deformasyona -�ekil bozukluklar�na- u�ramaktad�r.

Bunlar�n d���nda, domuz etindeki sa�l��a zararl� maddelerden biri de "tri�in" parazitidir. �nsan v�cuduna girdi�inde do�rudan kalp kaslar�na yerle�erek �l�mc�l tehlike olu�turan tri�in parazitine domuz etinde s�kl�kla rastlanmaktad�r. G�n�m�z teknolojisiyle tri�inli domuzlar� teknik olarak tespit etmek m�mk�nse de �nceki as�rlarda b�yle bir y�ntem bilinmiyordu. Bu nedenle, domuz eti yiyen herkes i�in tri�in parazitini kapma ve �l�mle kar�� kar��ya kalma riski vard�.

G�r�ld��� gibi t�m bu sebepler, Rabbimiz'in domuz etini yasaklanmas�n�n hikmetlerinden bir k�sm�d�r. Ayr�ca Rabbimiz'in bu emri, her ko�ulda sa�l��a zararl� etkilerini s�rd�ren, denetimsiz �retiminde ise �l�mc�l bile olabilen domuz etinin yenmesine kar�� tam bir korumad�r.

20. y�zy�la kadar domuz etinin insan sa�l���n� do�rudan tehdit eden zararlar� oldu�undan haberdar olmak m�mk�n de�ildi. Bug�nk� t�bbi cihazlarla, biyolojik testlerle somut bi�imde ortaya konmu� bu zarara kar��, daha kimsenin mikrop, bakteri, tri�in, hormon, antikor gibi kavramlardan haberi olmad��� 7. y�zy�lda indirilen Kuran'da kesin �nlem al�nmas� da, Kuran'�n �st�n ilim sahibi Rabbimiz'in vahyi oldu�unu g�steren mucizelerdendir. Bug�n de domuz �retiminde al�nan her t�rl� �nlem ve denetime ra�men, domuz etinin fizyolojik olarak insan v�cuduna uygun bir besin t�r� olmad���, insan sa�l���na kesin zarar� olan bir et �e�idi oldu�u ger�e�i de�i�memi�tir.

KURAN'DA KANIN YASAKLANMASININ H�KMETLER�

O, size �l�y� (le�i)- kan�, domuz etini ve Allah'tan ba�kas� ad�na kesilmi� olan (hayvan)� kesin olarak haram k�ld� . Fakat kim ka��n�lmaz olarak muhta� kal�rsa, ta�k�nl�k yapmamak ve haddi a�mamak �art�yla (�lmeyecek oranda yiyebilir), ona bir g�nah yoktur. Ger�ekten Allah, ba���layand�r, esirgeyendir. (Bakara Suresi, 173)

          Allah'�n kan� insanlara haram k�lmas�n�n hikmetleri 20. y�zy�l bilgileri ile ortaya ��km��t�r. Kan sindirim esnas�nda emilen protein, �eker, ya� gibi maddelerle, vitamin, hormon ve oksijeni h�crelere ta��yarak canl�l���n devam�n� m�mk�n k�lar. Di�er taraftan v�cuttan at�lmas� gereken �e�itli zehirli maddeler, zararl� at�klar da kan yoluyla ta��n�r. Bu bak�mdan kan�n en �nemli g�revlerinden biri de �re, �rik asit, keratin ve karbondioksit gibi h�crelerden gelen at�klar� ta��makt�r.

Dolay�s�yla belirli miktarda kan i�ilmesi durumunda, kan yoluyla ta��nan bu zararl� maddelerin v�cuttaki seviyeleri �ok y�kselir. Bu da kan vas�tas�yla b�breklere ta��nan ve idrarla d��ar� at�lan zararl� maddelerin -"�re"- miktar�n� artt�r�r. Bu durum komaya kadar gidebilecek beyin fonksiyonu bozukluklar�yla sonu�lanabilir. Bu nedenle sa�l�kl� bir hayvandan al�nsa bile, kanda zararl� bile�enler -kan�n g�revi itibariyle- daima bulunur. Hasta bir hayvandan al�nd��� takdirde ise, �e�itli parazitler ve mikroplar da kan yoluyla ta��nm�� olur. Bu durumda, mikroplar ki�inin kan�nda �o�alarak, t�m v�cuda yay�labilir. Nitekim as�l tehlike unsuru olan da bu y�n�d�r. Bir insan�n kan i�mesi durumunda, t�m mikroplar ve at�k maddeler ki�inin v�cuduna yay�larak, b�brek yetmezli�i, karaci�er komas� gibi hastal�klara yol a�acakt�r. Bunlar�n yan� s�ra kanla ta��nan mikroplar�n �o�u mide va ba��rsak duvarlar�na zarar vererek daha pek �ok hastal��a neden olabilecektir.

�te yandan kan steril bir ortam de�ildir; di�er bir deyi�le mikroplar�n geli�mesi i�in uygun bir ortamd�r. ( http://www.explorepub.com/articles/enderlein1.html; Karl Windstosser, Polymorphic Symbionts as Potential Cofactors in Cancer Processes", Explore, cilt 7, no. 6, 1997 .) Mikroplar kanda �ok iyi beslenme imkan� bulduklar� i�in �o�almalar� a��s�ndan uygun ko�ullara sahiptir. Kan, v�cuttaki di�er s�v�lar�n fonksiyonlar� ve ba����kl�k sistemi ile tam olarak dengelendi�inde, v�cut mikroorganizmalar�n ya�am�na -dolay�s�yla hastal�klara- destek vermez. Sa�l�kl� bir ki�ide, bu mikroorganizmalar v�cut i�erisinde kar��l�kl� olarak birbirlerinden faydalanarak ortak bir ya�am s�rerler. Ancak bu ortamda ciddi bir de�i�iklik oldu�unda, di�er bir ifadeyle v�cudun i� dengesi bozuldu�unda, uygun ortam bulduklar�nda hastal�klara sebep olabilecek mikroorganizmalara d�n��ebilirler.

�rne�in kan�n pH (asit ve baz dengesi) de�eri zay�f beslenme veya zararl� kimyasallar�n etkisiyle, fazla asidik veya fazla alkali olursa, zarars�z mikroplar hastal�klara sebep olacak �ekilde bi�im de�i�tirebilirler. Kald� ki v�cudun sa�l�kl� olmas� i�in, kan�n pH de�erinin de 7.3 civar�nda olmas� gereklidir. Bu de�erdeki k���k farkl�l�klar bile, bu dengenin bozulmas�na, mikroorganizmalar�n ortama ayak uydurmak i�in daha zaral� hale gelmesine sebep olabilir. Kan�n steril olmas�, d��ar�da b�rak�lan s�t�n bozulmas�na benzetilebilir. Zaten kan�n i�inde bulunan mikroplar, kendilerini bu yeni ortama g�re de�i�tirerek, zararl� etkiler g�sterebilirler. ( http://biomedx.com/microscopes/rrintro/rr2.html )

T�m bunlar�n yan� s�ra, kan g�da maddesi olarak da uygun bir besin de�ildir. Kanda sindirimi m�mk�n alb�min, glob�lin ve fibrinojen gibi proteinlerin miktar� azd�r; 100 ml. kanda bu proteinlerin miktar� 8 gram kadard�r. Ayn� durum ya�lar i�in de ge�erlidir. Ayr�ca kanda sindirimi �ok zor olan ve midenin kabul etmedi�i kadar kompleks bir protein olan hemoglobin y�ksek miktarda bulunur. Kan�n p�ht�la�mas� durumunda, fibrinojen proteini, fibrine d�n��erek alyuvarlar� i�eren bir a� meydana getirir. Fibrin ise sindirimi en zor proteinlerden biri olarak, kan�n sindirimini daha da g��le�tirir. Sonu� olarak sa�l�k uzmanlar�, kan�n hi�bir �ekilde insan t�ketimine uygun olmad���nda hemfikirdirler.

Bir ba�ka ayette Rabbimiz ��yle bildirmektedir:

�l� eti, kan, domuz eti, Allah'tan ba�kas� ad�na kesilen, bo�ulmu�, vurulmu�, y�ksek bir yerden d��m��, boynuzlanm�� y�rt�c� hayvan taraf�ndan yenmi�, -(hen�z canl�yken yeti�ip) kestikleriniz hari�,- dikili ta�lar �zerine bo�azlanan (hayvanlar) ve fal oklar�yla k�smet araman�z size haram k�l�nd�. Bunlar f�skt�r (g�nahla yoldan sapmad�r.) Bug�n inkara sapanlar, sizin dininizden (dininizi y�kmaktan) umut kesmi�lerdir. Bug�n size dininizi kemale erdirdim, �zerinizdeki nimetimi tamamlad�m ve size din olarak �slam'� se�ip-be�endim. Kim '�iddetli bir a�l�kta ka��n�lmaz bir ihtiya�la kar�� kar��ya kal�rsa' -g�naha e�ilim g�stermeksizin- (bu haram sayd�klar�m�zdan yetecek kadar yiyebilir.) ��nk� Allah ba���layand�r, esirgeyendir. (Maide Suresi, 3)

Allah'�n bu emrine uyarak, insan o d�nem i�in hikmetini kavramad��� bir zarardan korunmaktad�r. Allah'a inan�p g�venerek, O'nun emir ve yasaklar�n� uygulayanlar hem ahiretleri a��s�ndan hay�rl� bir ya�am s�rerler, hem de Allah'�n korumas� ve sonsuz rahmeti alt�nda ya�arlar.

��FA KAYNA�I B�R B�TK�: ZEYT�N

Kuran'da dikkat �ekilen besinlerden biri de zeytindir. Son y�llarda yap�lan ara�t�rmalar, zeytinin yaln�zca lezzetli bir besin de�il, bunun yan�nda �nemli bir sa�l�k kayna�� oldu�unu da ortaya koymu�tur. Zeytinin yan� s�ra zeytinin ya�� da �nemli bir besin kayna��d�r. Kuran'da zeytin a�ac�n�n ya��na ise �u ayetle dikkat �ekilmi�tir:

Allah, g�klerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, i�inde �era� bulunan bir kandil gibidir; �era� bir s�r�a i�erisindedir; s�r�a, sanki incimsi bir y�ld�zd�r ki, do�uya da, bat�ya da ait olmayan kutlu bir zeytin a�ac�ndan yak�l�r; (bu �yle bir a�a� ki) neredeyse ate� ona dokunmasa da ya�� ���k verir . (Bu,) Nur �st�ne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna y�neltip-iletir. Allah insanlar i�in �rnekler verir. Allah, her�eyi bilendir. (Nur Suresi, 35)

Yukar�daki ayette "mubareketin zeytunetin" ifadesiyle zeytin, "bereketli, kutlu, u�urlu, say�s�z yarar sa�layan" anlamlar�na gelen m�barek s�fat�yla nitelendirilmi�tir. "Zeytuha" ifadesiyle bildirilen zeytinya��, di�er kat� ya�lar�n aksine, t�m uzmanlar taraf�ndan ba�ta kalp ve damar sa�l��� i�in olmak �zere en �ok tavsiye edilen ya� �e�idi olarak bilinmektedir. Zeytinya��n�n sa�l�k a��s�ndan faydalar�n� ��yle s�ralayabiliriz:

Kalp ve Damar Sa�l���na Faydal� Olmas�

Zeytin ve zeytinya� i�inde bulunan ya� asitlerinin �o�u tekli doymam�� ya�d�r. Tekli doymam�� ya�lar kolesterol i�ermezler. Bundan dolay� zeytinya� kandaki kolesterol oran�n� y�kseltmemekte, tam tersine kontrol alt�nda tutmaktad�r. Zeytinya� ayr�ca v�cut i�in zaruri olan (EFA: essential fatty asit) Omega-6 ya� asidi (linoleik asit) i�ermektedir. Bu �zelli�iyle sa�l�k �rg�tleri, (D�nya Sa�l�k �rg�t�/WHO) damar sertli�i, �eker hastal��� oranlar�n�n y�ksek oldu�u toplumlarda kullan�lan ya�lar�n i�indeki ya� asidinin en az %30'unun Omega-6 ya� asidi (linoleik asit) olmas�n� �nermektedirler ki, bu da zeytinin de�erini b�y�k �l��de art�rmaktad�r. 144

Bu konuda yap�lan �al��malar, 1 hafta boyunca her g�n 25 mililitre -yakla��k 2 yemek ka����- do�al zeytinya�� t�keten insanlar�n daha az LDL (k�t� kolesterol) ve daha y�ksek antioksidan seviyeleri g�sterdiklerini ortaya ��karm��t�r. 145 Antioksidanlar, "serbest radikaller" denilen v�cudumuzdaki zararl� maddeleri etkisiz hale getirmeleri ve h�crenin tahrip edilmesini engellemeleri bak�m�ndan son derece �nemli maddelerdir. Ayr�ca zeytinya�� kullan�m�n�n kolesterol seviyelerini d���rd��� ve kalp hastal�klar�n� �nledi�i pek �ok ara�t�rma ile de tasdik edilmi�tir. 146

Zeytinya��, kanda dola�an LDL adl� zararl� kolesterol d�zeyini d���rd���, ayn� zamanda HDL adl� faydal� kolesterol d�zeyini ise y�kseltti�i 147 i�in kalp ve damar hastalar�na ila� olarak tavsiye edilmektedir. Y�ksek oranda kalp ve damar hastal�klar� vakalar�na rastlanan �lkelerde �o�unlukla y�ksek kolesterol d�zeyine sahip doymu� ya�lar t�ketilmektedir.

Bunun yan� s�ra zeytinya��, v�cutta bulunan Omega-6 ya� asidinin Omega-3 ya� asidine oran�n� da bozmamaktad�r. Omega-3 ve Omega-6 ya� asitlerinin v�cuda belli bir oranda al�nmas� �ok �nemlidir. ��nk� bu oranlardaki dengesizlik durumunda kalple, ba����kl�k sistemi ile ilgili hastal�klar ve kanser de dahil olmak �zere bir�ok hastal���n ilerlemesi s�z konusu olmaktad�r. 148  T�m bu sebeplerden dolay� pek �ok insan zeytinya�� ile sa�l�k bulmaktad�r. Amerikan Kalp Toplulu�u, kalp hastal��� riskini azaltmak i�in y�ksek tekli doymam�� ya� diyetlerinin, %30 d���k ya�l� diyete bir alternatif olabilece�ini ileri s�rmektedir. 149

Kanser �nleyici Olmas�

The Archives of Internal Medicine 'de yay�nlanan bir �al��ma, y�ksek oranda tekli doymam�� ya� t�keten kad�nlar�n g���s kanserine yakalanma riskinin daha az oldu�unu g�stermi�tir. 150 New York'ta Buffalo �niversitesi ara�t�rmac�lar�n�n y�r�tt��� ayr� bir �al��mada ise, zeytinya�� gibi bitkisel ya�larda bulunan bir ya� olan B-sitosterol'�n, prostat kanseri h�crelerinin olu�umunu engellemede yard�mc� olabildi�i belirtilmi�tir. Ara�t�rmac�lar B-sitosterol'�n, h�crelerin b�l�nmemesi emrini veren h�cre i�i haberle�me sistemini g��lendirdi�i, b�ylece h�cre b�y�mesi kontrols�z hale gelmeden kanserin engellenebilece�i sonucuna varm��lard�r.

Oxford �niversitesi'ndeki doktorlar taraf�ndan y�r�t�len son ara�t�rmada da, zeytinya��n�n ba��rsak kanserine kar�� koruyucu �zelli�e sahip oldu�u bulunmu�tur. Doktorlar zeytinya��n�n, ba��rsak kanserlerinin ba�lamas�n� engellemek i�in midedeki asitle tepkimeye girdi�ini ke�fetmi�lerdir. Oxford ara�t�rmac�lar� ayn� zamanda zeytinya��n�n safra asiti miktar�n� azaltarak ve DAO (diamin oksidaz adl� enzim) seviyesini y�kselterek, anormal h�cre art���na ve kansere kar�� koruyucu oldu�unu ke�fetmi�lerdir. 151

Artriti (eklem enfeksiyonu) �nlemesi

Ara�t�rmac�lar�n raporlar�na g�re bol miktarda zeytinya�� ve pi�mi� sebze yiyen insanlar�n eklemlerdeki kronik enfoksiyonel bir hastal�k olan romatizmal artrit ge�irme riskleri azalabilmektedir.

Kemik Geli�imine Yard�mc� Olmas�

Zeytinya��n�n i�erdi�i E, A, D, ve K vitaminleri, �ocuklar�n ve eri�kinlerin kemik geli�imine yard�mc� olmas�, kalsiyumu sabitleyerek kemikleri g��lendirmesi bak�m�ndan olduk�a �nemlidir. Ayn� zamanda ya�l�lara da �zellikle tavsiye edilmektedir, ��nk� sindirimi kolayd�r ve minerallerle vitaminlerin v�cutta kullan�lmas�na yard�mc� olur. Ayr�ca kemik mineralizasyonunu (minerallerin kemiklerde ��kmesi) harekete ge�irerek kalsiyum kayb�n� engeller. 152 Kemikler organizman�n mineral yap�lar�n�n deposunu olu�turur ve kemiklerde mineral birikimi olmad��� takdirde kemik yumu�amas� gibi ciddi rahats�zl�klar ortaya ��kar. Bu bak�mdan zeytinya��n�n, iskelet yap�s� �zerinde �ok olumlu katk�s� vard�r.

Ya�lanmay� �nlemesi

Zeytinya��n�n i�erdi�i vitaminler, h�cre yenileyici �zelliklere sahip olduklar� i�in, ya�l�l�k tedavisinde de kullan�l�r, cildi besler ve korurlar. Besinler bedenimizde enerjiye �evrilirken oksidan denilen baz� maddeler ortaya ��kar. Zeytinya��, i�erdi�i �ok say�daki antioksidan maddeyle zararl� maddelerin tahribat�n� �nler, h�crelerimizi yeniler, doku ve organlar�m�z�n ya�lanmas�n� geciktirir. Zeytinya�� ayn� zamanda v�cudumuzda h�creleri tahrip eden, ya�land�ran "serbest radikal"leri bask�layan E vitamini a��s�ndan da zengindir.

�ocuklar�n Geli�imine Katk�s�

Zeytin ve zeytinya��, i�inde bulunan linoleik asitten (Omega-6 ya� asidi) �t�r� yeni do�mu� bebekler, geli�im �a��ndaki �ocuklar i�in son derece faydal� bir besindir. Linoleik asitin eksikli�i, bebekteki geli�imin yava�lamas�na ve birtak�m deri rahats�zl�klar�n�n ortaya ��kmas�na neden olur. 153

Zeytinya��, v�cudumuzdaki zararl� maddelerin tahribat�n� �nleyen antioksidan elementleri ve insan i�in b�y�k �nem ta��yan ya� asitleri i�erir. Bunlar da hormonlara destek olur ve h�cre zar�n�n olu�umuna yard�mc� olurlar.

Zeytinya��, insan s�t�ndeki ya� asidi oran�na benzer, dengeli bir �oklu doymam�� bile�ime sahiptir. �nsan v�cudu taraf�ndan elde edilemeyen, ayn� zamanda v�cut i�in vazge�ilmez �nemi olan bu temel ya�l� asitleri a��s�ndan, zeytinya�� yeterli bir kaynakt�r. Bu fakt�rler zeytinya��n�, yeni do�mu� bebekler i�in olduk�a faydal� k�lmaktad�r.

Do�um �ncesi ve sonras�nda bebek beyninin ve sinir sisteminin do�al geli�imine katk�da bulunmas�ndan dolay� uzmanlarca, annelere �nerilen tek ya�, yine zeytinya��d�r. Anne s�t�ne yak�n miktarda linoleik asit i�ermekle beraber ya�s�z inek s�t�ne zeytinya�� kat�ld���nda anne s�t� kadar do�al bir besin kayna�� �zelli�i kazan�r. 154

Tansiyon D���r�c� Etkisi:

Archives of Internal Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli say�s�nda yay�nlanan bir �al��ma, zeytinya��n�n y�ksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktad�r. Ayr�ca zeytin a�ac�n�n yapra�� ile tansiyon d���r�c� ila�lar yap�lmaktad�r.

�� Organlara Faydalar�:

�ster s�cak, ister so�uk olarak t�ketilsin, zeytinya�� mide asitini azaltarak mideyi gastrit ve �lser gibi hastal�klara kar�� korur. 155 Bunun yan� s�ra safra salg�s�n� harekete ge�irerek, en m�kemmel hale gelmesini sa�lar. Safra kesesinin bo�alma i�lemini d�zenler ve safra ta�� riskini azalt�r. 156 Ayr�ca i�indeki klor sayesinde de karaci�erin �al��mas�na yard�mc� olur ve b�ylece v�cudun at�klardan kurtulmas�n� kolayla�t�r�r. Bunlar�n yan� s�ra beyin atardamarlar�n�n sa�l���na da olumlu etkisi vard�r. 157

Zeytinya��, t�m bu �zellikleri dolay�s�yla son y�llarda uzmanlar�n olduk�a dikkatini �ekmektedir. 158 Uzmanlar�n yorumlar�ndan bir k�sm� ��yledir:

Sa�l�k ve beslenme konusunda �nde gelen otoritelerden biri, CNN'in �d�ll� muhabiri, The Food Pharmacy (Besin Eczanesi) ve Food-Your Miracle Medicine (Yiyecekler-Mucizevi �la�lar�n�z) kitaplar�n�n yazar� ve ayn� zamanda uluslararas� bir k��e yazar� olan Jean Carper:

Yeni �talyan ara�t�rmas� zeytinya��n�n, LDL kolesterol�n�n atardamarlar� t�kama �zelli�i de dahil olmak �zere baz� hastal�k s�re�leriyle sava�an... antioksidanlar i�erdi�ini bulmu�tur.

Diyetisyen ve beslenme uzman� Pat Baird:

Zeytinya��n�n �ok y�nl�l���... onun beden sa�l���na olan faydas� hakk�nda daha ��renece�imiz �ok �ey var.

Harvard �niversitesi Halk Sa�l��� Okulu Epidemiyoloji B�l�m� ba�kan� Dr. Dimitrios Trichopoulos:

Amerikal� kad�nlar doymu� ya�lar�n yerine daha fazla zeytinya�� t�ketmi� olsalard� g���s kanseri riskinde %50 kadar azalma ger�ekle�ebilirdi.

... Zeytinya�� baz� habis t�m�r t�rlerine kar�� koruyucu bir etkiye sahiptir: prostat, g���s, kolon, pullu h�cre ve yemek borusu t�m�rleri.

Miami �niversitesi T�p Fak�ltesi'nden D. Peck:

Zeytinya��n�n farelerdeki ba����kl�k sistemini g��lendirdi�i ortaya ��kar�lm��t�r...

Milano Eczac�l�k Fak�ltesi'nden Bruno Berra:

... nat�rel s�zma zeytinya��n�n k���k polar bile�enleri LDL'nin oksidasyona olan direncini belirgin �ekilde art�r�r.

II. Federico �niversitesi Dahiliye ve Metabolizma Hastal�klar� B�l�m�'nden A. A. Rivellese ve G. Riccardi, M. Mancini:

Zeytinya�� ins�lin direncini engeller ve kandaki glikozun daha iyi kontrol�n� sa�lar.

Napoli �niversitesi T�p ve Kimya Fak�ltesi'nden Patrizia Galletti:

Zeytinya�� polifenollerinin besin olarak al�m�, reaktif oksijen metabolitlerle ilgili olan hastal�klar�n riskini azaltabilir -mide ve ba��rsakla ilgili baz� hastal�klar ve damarlar�n t�kanmas� gibi. Zeytinya�� hidroksitirosolu insan eritrositlerini oksidatif tehlikeye kar�� korur.

Harvard �niversitesi Halk Sa�l��� Okulu'ndan Frank Sacks:

Zeytinya�� a��s�ndan zengin bir diyet, a��r� �i�manl��� kontrol alt�na almada ve tedavi etmede d���k ya�l� bir diyetten daha etkilidir. Ayr�ca daha uzun s�reli kilo kayb�na neden olur ve kiloyu korumak daha kolayd�r...

G�r�ld��� gibi bug�n bir�ok bilim adam� zeytinya��n� esas alan beslenme modelinin en ideal �ekil oldu�unu d���nmektedir. Bu �zelliklerinden dolay� g�nl�k beslenme program�nda her ���nde bulunmas� gereken en temel besinler, zeytin ve zeytinya�� olarak belirtilmektedir. Allah'�n pek �ok ayette dikkat �ekti�i zeytin bitkisinin faydalar�, t�p bilgisinin artmas�yla paralel olarak ke�fedilmi�tir.

Sizin i�in g�kten su indiren O'dur; i�ecek ondan, a�a� ondand�r (ki) hayvanlar�n�z� onda otlatmaktas�n�z. Onunla sizin i�in ekin, zeytin, hurmal�klar, �z�mler ve meyvelerin her t�rl�s�nden bitirir. ��phesiz bunda, d���nebilen bir topluluk i�in ayetler vard�r. (Nahl Suresi, 10-11)

 

HAREKET ETMEN�N, YIKANMANIN VE SU ��MEN�N SA�LI�A FAYDALARI

Kuran'da dikkat �ekilen davran��lardan biri, Hz. Ey�p'e gelen bir vahyi anlatan ayetlerde bildirilir:

Kulumuz Eyyub'u da hat�rla. Hani o: "Herhalde �eytan, bana kahredici bir ac� ve azap dokundurdu" diye Rabbine seslenmi�ti. "Aya��n� depret. ��te y�kanacak ve i�ecek so�uk (su," diye vahyettik). (Sad Suresi, 41-42)

Hz. Ey�p'e �eytan�n vermi� oldu�u s�k�nt� ve rahats�zl��a kar��l�k Allah'�n bildirdi�i tavsiyelerden biri "aya��n� depretmesi"dir. Ayette ge�en bu ifade hareket etmenin, spor yapman�n faydalar�na i�aret ediyor olabilir. (En do�rusunu Allah bilir.) Nitekim "Aya��n� depret, yere vur" diye terc�me edilen "urkud" kelimesi, Enbiya Suresi 12. ve 13. ayetlerde "ko�mak" anlam�nda kullan�lmaktad�r. Bu da burada kastedilen hareketin "ko�ma" veya "h�zl� y�r�me" �eklinde olabilece�ini g�stermektedir.

Spor esnas�nda, �zellikle bacak kaslar� gibi uzun kaslar�n hareket ettirilmesi (izometrik hareketler) ile kan dola��m� h�zlan�r, h�crelere giden oksijen miktar�nda art�� olur. Bunun sonucunda ki�inin �zerindeki bitkinlik kaybolur, toksik maddelerin v�cuttan at�lmas�yla da ki�i din�le�ir. 159 Ayn� zamanda v�cut mikroplara kar�� �ok daha diren�li bir hale gelir. D�zenli egzersiz yapan ki�iler geni� ve temiz damarlara sahip olurlar. Bu da damarlar�n t�kanmas�n�, dolay�s�yla kalp hastal�klar�n� �nleyici etki yapar. 160 Ayr�ca d�zenli yap�lan egzersiz, kan �ekerinin dengesini sa�layarak �eker hastal���n� �nleyici rol oynar. Sporun karaci�er �zerindeki olumlu etkileri, "iyi kolesterol" diye adland�rabilece�imiz kolesterol seviyesini y�kseltir. 161

Ayr�ca ayaklar�n ��plak olarak yere bas�lmas� v�cutta birikmi� statik elektri�in bo�alt�lmas�nda �ok etkili bir y�ntemdir. Bu y�ntem v�cut i�in bir nevi topraklama g�revi g�r�r.

Bunun yan�nda ayette dikkat �ekildi�i gibi y�kanman�n da, v�cuttaki statik elektri�in at�lmas�nda en etkili y�ntem oldu�u bilinmektedir. Y�kanmayla birlikte v�cutta olu�an fiziksel temizli�in yan� s�ra, ki�inin �zerindeki muhtemel gerilim ve s�k�nt� da azal�r. Bu nedenle y�kanmak, hem stres hem de ate�li hastal�klar ba�ta olmak �zere, bir�ok fiziksel ve psikolojik rahats�zl�k �zerinde iyile�tirici etkiye sahiptir.

Ayette, y�kanmaya ek olarak bir de su i�ilmesi tavsiye edilmi�tir. Suyun v�cudun her organ� �zerinde olu�turdu�u faydalar g�z ard� edilemeyecek kadar fazlad�r. Ter bezleri, mide, ba��rsaklar, b�brekler, cilt ve bunlar gibi daha pek �ok organ�n sa�l���, suyun v�cuda yeterli miktarda al�nmas�na ba�l�d�r. Bu konuda meydana gelebilecek bir rahats�zl���n telafisi de yine suyla yap�lan takviye ile m�mk�n olur. Bitkinli�in, yorgunlu�un ve uyku halinin ��z�m� de yine v�cuttaki su miktar�n�n art�r�lmas�, b�ylece toksik maddelerden ar�n�lmas� sa�lanarak ger�ekle�ir.

Her biri beden ve ruh sa�l���m�z i�in hayati �nem ta��yan bu tavsiyelerin birarada uygulanmas� ise, en ideal sonucu verecektir. Bu tavsiyelerin her biri Allah'�n "Kuran'dan m�'minler i�in �ifa ve rahmet olan �eyleri indiriyoruz... " (�sra Suresi, 82) ayetinin bir tecellisidir.

M�KROSKOB�K HAYATIN VARLI�I

Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice �eylerden b�t�n �iftleri yaratan (Allah �ok) Y�cedir. (Yasin Suresi, 36)

... daha sizlerin bilmedi�iniz neleri yaratmaktad�r? (Nahl Suresi, 8)

Yukar�daki ayetlerde, Kuran'�n indirildi�i d�nemde insanlar�n bilmedi�i hayat formlar�n�n oldu�una i�aret edilmektedir. Nitekim mikroskobun ke�fi ile birlikte insan g�z�n�n g�remedi�i k���kl�kte yeni canl�lar ke�fedilmi�tir. B�ylece Kuran'da dikkat �ekilen, bu canl�lar�n varl��� hakk�nda insanlar bilgi sahibi olmaya ba�lam��lard�r. ��plak g�zle g�r�lemeyen ve genellikle tek bir h�creden ibaret olan mikro canl�lar�n varl���na i�aret eden di�er ayetler ise ��yledir:

... G�klerde ve yerde zerre a��rl���nca hi�bir �ey O'ndan uzak (sakl�) kalmaz. Bundan daha k���k olan� da, daha b�y�k olan� da , istisnas�z, mutlaka apa��k bir kitapta (yaz�l�)d�r. (Sebe Suresi, 3)

... Yerde ve g�kte zerre a��rl���nca hi�bir �ey Rabbinden uzakta (sakl�) kalmaz. Bunun daha k����� de, daha b�y��� de yoktur ki, apa��k bir kitapta (kay�tl�) olmas�n. (Yunus Suresi, 61)

Yery�z�n�n her yan�na yay�lm�� olan bu gizli d�nyan�n �yeleri yani mikroorganizmalar, yery�z�ndeki hayvanlar�n 20 kat� kadard�rlar. G�zle g�r�lmeyecek kadar k���k bu mikroorganizmalar toplulu�u, bakteriler, vir�sler, mantarlar, su yosunlar� ve akarlardan olu�ur. Bu mikrocanl�lar, yery�z�ndeki ya�am dengesinin �nemli bir unsurudur. �rne�in D�nya �zerinde ya�am�n olu�umunu sa�layan temel ��elerden bir tanesi olan azot d�ng�s�, bakteriler taraf�ndan sa�lan�r. Bitkilerin topraktaki mineralleri alabilmelerini sa�layan en �nemli unsur ise k�k mantarlar�d�r. Salata veya et gibi nitrat i�eren besinlerden zehirlenmemizi ise dilimizde bulunan bakteriler �nler. Ayn� zamanda baz� bakteriler ve algler, d�nyada canl�l���n var olmas�n�n temel unsuru olan fotosentez yapabilme yetene�ine sahiptirler ve bu g�revi bitkilerle payla��rlar. Baz� akar t�rleri organik maddeleri par�alayarak besinleri bitkilerin kullanabilece�i hale d�n��t�rebilirler. G�r�ld��� gibi ancak teknolojik aletlerle hakk�nda bilgi edinebildi�imiz bu k���k canl�lar, insan ya�am� i�in vazge�ilmez �neme sahiptirler.

Kuran'da as�rlar �ncesinden g�zle g�rd���m�z alemlerin d���nda da canl�lar olaca��na dikkat �ekilmesi, ku�kusuz Kuran'�n bir ba�ka mucizesidir.(Detayl� bilgi i�in bkz. Harun Yahya, Mikrod�nya Mucizesi , Ara�t�rma Yay�nc�l�k)

BES�N D�NG�S�

Taneyi ve �ekirde�i yaran ��phesiz Allah't�r. O, diriyi �l�den ��kar�r, �l�y� de diriden ��kar�r. ��te Allah budur. �yleyse nas�l oluyor da �evriliyorsunuz? (Enam Suresi, 95)

Yukar�daki ayette Kuran'�n indirildi�i d�nemde bilinmesi m�mk�n olmayan bir besin d�ng�s�ne dikkat �ekilmi�tir.

Bir canl� �ld���nde, mikroorganizmalar onu s�ratle par�alarlar. B�ylece �l� beden organik molek�llere ayr��m�� olur. Bu molek�ller topra�a kar��arak, bitki ve hayvanlar�n, dolay�s�yla da insanlar�n temel besin kayna�� olur. E�er bu d�n���m olmasa hayat da m�mk�n olmazd�.

Bakteriler de canl�lar�n ihtiyac� olan mineral ve besinleri haz�rlamakla sorumludurlar. K�� boyunca neredeyse �l� olan bitki ve baz� hayvanlar�n yaz�n tekrar canlan�rken ihtiya� duyacaklar� t�m besin ve mineraller, k���n bakterilerin yapt��� faaliyetler ile sa�lan�r. K�� boyu bakteriler, organik at�klar� yani hayvan ve bitki �l�lerini ayr��t�rarak minerallere d�n��t�r�rler. 181 B�ylelikle canl�lar baharda uyand�klar�nda besinlerini de haz�r olarak bulurlar. Bakteriler sayesinde hem bulunduklar� ortamda bir "bahar temizli�i" yap�lm��, hem de baharda yeniden canlanan do�a i�in yeterli miktarda besin haz�rlanm�� olur.

G�r�ld��� gibi �len canl�lar, yeni canl�lar�n hayat bulmas�nda birinci dereceden rol oynarlar. B�ylelikle Allah'�n ayette "diriyi �l�den ��kar�r, �l�y� de diriden ��kar�r" ifadesiyle dikkat �ekti�i bu d�n���m en m�kemmel �ekilde ger�ekle�mi� olur. Kuran'da b�ylesine detay bir bilgiye as�rlar �ncesinden dikkat �ekilmesi, Kuran'�n Allah'�n s�z� oldu�unun delillerinden biridir.

�emada canland�r�ld��� gibi �len bitki ve hayvanlar bakteriler taraf�ndan ayr��t�r�larak minerallere d�n��t�r�l�rler. Topra�a kar��an bu organik art�klar da bitkilerin temel besin kayna��n� olu�tururlar. Dolay�s�yla bu besin d�ng�s� t�m canl�lar i�in hayati �nem ta��maktad�r.

Cennetteki Yiyecekler

Cennette insanlar�n nefislerinin ho�una gidecek, canlar�n�n istedi�i ve arzulad�klar� son derece lezzetli pek �ok yiyecek oldu�u Kuran'da ve Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bildirilir. �zellikle d�nyada da makbul yiyecekler aras�nda olan et ve meyvenin her �e�idi cennet ehline bol bol sunulacakt�r. Allah ayetlerinde cennet ehline yap�lan bu ikramlar�n g�zelli�ini ��yle haber verir:

Arzulay�p-se�ecekleri meyveler, Canlar�n�n �ekti�i ku� eti. (Vak�a Suresi, 20-21)

Yapt�klar�na bir kar��l�k olmak �zere (onlara sunulur); (Vak�a Suresi, 24)

Hem Kuran ayetlerinde hem de hadislerde cennet ehline sunulan baz� nimetlerin d�nyadakilerle benzer oldu�una dikkat �ekilmektedir. Allah bu ger�e�i bir ayette ��yle bildirmektedir:

(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanlar� m�jdele. Ger�ekten onlar i�in altlar�ndan �rmaklar akan cennetler vard�r. Kendilerine r�z�k olarak bu �r�nlerden her yedirildi�inde: "Bu daha �nce de r�z�kland���m�zd�r" derler. Bu, onlara, (d�nyadakine) benzer olarak sunulmu�tur. Orada, onlar i�in tertemiz e�ler vard�r ve onlar orada s�resiz kalacaklard�r. (Bakara Suresi, 25)

Cennet nimeti olarak sunulan yiyeceklerin her biri hem estetik g�zelli�e sahiptirler hem de son derece lezzetli yiyeceklerdir. Bunlardan �zellikle meyveler g�r�n��leri, renkleri, kokular� ve kendilerine has tatlar� ile birbirlerinden g�zeldirler.

Onlar�n etraf�nda alt�n tepsiler ve testilerle dola��l�r; orada nefislerin arzu etti�i ve g�zlerin lezzet (zevk) ald��� her�ey var. Ve siz orada s�resiz kalacaks�n�z.
(Zuhruf Suresi, 71)

�rne�in �ilek pek �ok ki�inin severek yedi�i, kokusundan ve lezzetinden �ok ho�land��� bir meyvedir. Fakat t�m g�zelli�ine ra�men �ilek �ok yendi�i takdirde kimi b�nyelerde alerjik tepkilere yol a�abilir. Bu, d�nya hayat�na has bir eksikliktir. D�nyada t�m nimetler gibi meyvelerin de pek �ok a��dan kusurlu yanlar� vard�r. Yeti�tirilmelerinden ba�layarak, sat�n al�nmalar�na, y�kanmalar�na, ay�klanmalar�na kadar pek �ok zahmetli a�amadan ge�erler. Verilen t�m emeklere ra�men kimi zaman ��r�r, kimi zaman da tatlar� eksik olur. K�sacas� insanlar bir �eyler yerken asl�nda pek �ok eksikli�in, zorlu�un da �stesinden gelmeye �al���rlar. D�nya hayat�na mahsus olarak yiyeceklerin hepsi belli bir kusur ile yarat�larak insanlar�n bu nimetlerin as�llar�na �zlem duymalar�na sebep olurlar. �stelik ne kadar sevilen bir yiyecek olursa olsun s�rekli yendi�i takdirde bu yiyecekten al�nan zevk ilk ba�taki kadar yo�un olmaz.

Cennetteki yiyecek ve meyveler ise cennet ehlinin �n�ne kusursuz ve zahmetsiz olarak gelirler. Allah Kuran'da "(Meyvelerin) G�lgeleri onlara pek yak�n ve dev�irilmeleri kolayla�t�r�ld�k�a kolayla�t�r�lm��." (�nsan Suresi, 14) ayetiyle bu meyvelere ula�man�n son derece kolay oldu�unu bildirmi�tir. Cennette dal�ndan kopar�lan bu meyveler toz, kir olmaks�z�n tertemizdir ve lezzetleri de m�kemmeldir. Ba�ka ayetlerde de Allah cennet meyveleri ile ilgili olarak ��yle buyurur:

��te, yapt�klar�n�z dolay�s�yla miras�� k�l�nd���n�z cennet budur. Orda sizin i�in bir�ok meyveler vard�r; onlardan yiyeceksiniz. (Zuhruf Suresi, 72-73)

Peygamberimiz (sav) ise bir hadiste cennete girecek m�minlere "Onu meyveleri a�a��ya sarkan y�ksek cennete koyun!" denildi�inden bahsetmektedir. [B�y�k Hadis K�lliyat�-5, s. 413/10120]

Cennette yemek ihtiya�tan de�il, Allah'tan bir nimet ve ikram olarak zevk i�in yenmektedir. Orada iman edenler ac�kma, susama gibi d�nyaya dair acizliklerden ar�nd�r�lm��lard�r. Muharref �ncil'de de cennete lay�k olan ki�ilerden bahsedilirken, "Art�k ac�kmayacak, art�k susamayacaklar..." ifadesi yer almaktad�r. (Yuhanna'ya Gelen Esinleme, 7. b�l�m, 16)

Cennet nimetlerinin ayet ve hadislerde vurgulanan bir di�er �zelli�i de �ok bereketli olmalar�d�r. Allah ahiret yurdu i�in, orada r�zk�n hesaps�zca oldu�unu ve t�kenmenin s�z konusu olmad���n� Sad Suresi'ndeki ayetlerde ��yle bildirmektedir:

��te hesap g�n� size va'dedilen budur. ��phesiz bu, Bizim r�zk�m�zd�r, bitip t�kenmesi de yok. (Sad Suresi, 53-54)

�ncil'de de yiyeceklerin t�kenmeyece�ine i�aret eden bir bilgi ��yle yer al�r:

Ge�ici olan yiyecek i�in de�il, sonsuz ya�am boyunca kalan yiyecek i�in �al���n... (Yuhanna, 6. b�l�m, 27)

Meyvelerin Bollu�u:

Meyveler v�cudu zehirli etkilerden temizleyen, hastal�klara kar�� v�cuda diren� veren, vitamin ve mineral bak�m�ndan �ok zengin, insana ferahl�k veren, sa�l�k ve g�zellik kazand�ran tertemiz yiyeceklerdir. Bu cennet nimeti ile ilgili olarak bir hadisinde Peygamberimiz (sav) ��yle buyurur:

Sidret�'l-M�nteha a�ac�n�n meyvesinden her bir meyve yar�l�nca i�inden yetmi� iki renk ve �e�it yemek ��kar ki orada �b�r�ne benzeyen hi�bir renk ve �e�it yoktur. [Tezkireti'l Kurtubi, s. 312/517]

Peygamberimiz (sav) bu hadisinde cennetteki meyvelerin renklerine ve �e�itliliklerine dikkat �ekmi�tir. Nimetlerin bu �ekilde birbirlerinden farkl� olmalar� insanlar�n �ok ho�lar�na gidecek bir g�zelliktir. Bir �eyin hep ayn� �ekilde, ayn� kokuda, lezzette ya da renkte olmas�ndansa her seferinde ilk defa g�r�l�yormu� gibi heyecan uyand�racak �ekilde de�i�ikliklerle yarat�lmas� �ok b�y�k bir s�rprizdir. Ayn� zamanda bu, Allah'�n sonsuz yaratma g�c�n�n ve sanat�n�n delillerinden sadece bir tanesidir. Bu �e�itlilik cennette s�n�rs�z olabilir. Cennetteki meyvelerin �e�itlili�ine dikkat �ekilen bir ba�ka hadis ise ��yledir:

"(Meyvelerin) G�lgeleri onlara pek yak�n ve dev�irilmeleri kolayla�t�r�ld�k�a kolayla�t�r�lm��." (�nsan Suresi, 14)

Cennet ehlinin en a�a�� derecede olan�n�n ba� ucunda 10.000 hizmet�i, her hizmet�inin elinde farkl� renkte alt�n ve g�m��ten iki sahan ve i�lerinde ayr� ayr� meyveler vard�r. En son yedi�ini de ilk i�tiha (a�l�ktan gelen istek, haz) ile yer... [Ramuz el-Ehadis-1, s. 71/5]

Hadisten anla��ld��� gibi cennetteki nimetler cennet ehlinin en zevk alacaklar� �ekilde kendilerine sunulacakt�r. Kendilerine hizmet amac�yla yarat�lm�� ve bu hizmeti zevkle ve �zenle yapan hizmetkarlar�n alt�n ve g�m�� kaplarda sunduklar� �e�it �e�it meyveler cennet ehline Allah'tan bir a��rlamad�r. Allah bir ayette:

... Orada nefislerinizin arzulad��� her�ey sizindir ve istedi�iniz her�ey de sizindir. �ok ba���layan, �ok esirgeyen (Allah)tan bir a��rlanma olarak. (Fussilet Suresi, 31-32)

Bunun yan� s�ra Peygamberimiz (sav) cennette bir meyve dal�ndan kopar�ld���nda bu meyvenin yerinde bir eksilme olmad���n�, yerine yenisinin geldi�ini haber vermi�tir:

... Cennetin meyvesindan kopar�nca, yerine yenisi biter. [Ramuz el-Ehadis-1, s. 98/9]

Ba�ka bir rivayette Peygamberimiz (sav)'in �u s�zlerine yer verilmektedir:

Bir k�yl� Arap, "Ey Allah'�n Resul� cennetin i�inde meyve var m�d�r?" diye sordu. Resulullah:

"Evet Tuba denilen bir a�a� vard�r" buyurdu. O zat: "Ya Resulullah bizim arazimizdeki hangi a�a� ona benzer?" dedi.

Resulullah:

"Senin arazindeki a�a�lardan hi�bir �ey ona benzemez. Fakat sen hi� �am'a geldin mi? ��nk� orada ceviz denilen bir a�a� var ki bir g�vde �zerine biterek yukar�s� -yani dallar�- yay�l�r. ��te bu a�a� Tuba a�ac�na benzer" buyurdu. O zat:

"Ya Resulullah, o a�ac�n dip g�vdesinin kal�nl��� ne kadard�r?" dedi. Allah'�n Resul�:

"Senin ev halk�n�n develerinden be� ya��na basan gen� bir deve yola ��ksa dibini dola��p ku�atamaz da nihayet ihtiyarl���ndan boynu k�r�l�r" buyurdu. K�yl� Arap:

"Cennette �z�m var m�?" diye tekrar sordu. Resulullah:

"Evet vard�r" buyurdu. O zat:

"O �z�m�n salk�m�n�n b�y�kl��� ne kadard�r?" dedi. Resul-i Ekrem:

"Alaca kargan�n hi� durmadan bir ayl�k u�up gidece�i mesafe kadar" buyurdu. O zat:

"O �z�m�n taneleri(nin b�y�kl���) ne kadard�r?" dedi. Allah'�n Resul�:

"B�y�k kova gibidir" buyurdu. O zat:

"Ey Allah'�n Resulu, o �z�m tanesi beni ve ev halk�m� muhakkak doyurur" dedi. Resulullah:

"Evet seni ve ev halk�n� ve akraban�n ekserisini doyurur� Cennetin hurmas� a�ac�n dibinden dallar�na do�ru intizaml� bir �ekilde y���l�p istif edilmi�tir. Meyveleri b�y�k testiler misalidir. Ne zaman bir meyve kopar�lsa yerine ba�kas� gelir. Cennetin suyu �ukur olmayan yerlerden akar. Cennet �z�m�n�n her bir salk�m� on iki ar��nd�r."[Tezkireti'l Kurtubi, s. 312-313/518]

Yapt�klar�n�za kar��l�k olmak �zere, afiyetle yiyin ve i�in.
(M�rselat Suresi, 43)

Cennet meyveleri d���n�l�rken, d�nyadakilerle s�n�rl� d���n�lmemelidir. Peygamber Efendimiz (sav)'in yukar�daki hadisinde yaln�z birka� meyvenin farkl� yarat�l��� �rnek olarak verilmi�tir. Ancak cennet istenen her�eyin en g�zel �ekliyle var olaca��, akl�m�za gelmeyen fakat �ok ho�umuza gidecek daha pek �ok nimeti i�inde bar�nd�ran bir mekand�r.

Kuran'da cennet meyvelerinden bahsedilen ayetlerden birka�� ��yledir:

Y�kl� dallar� b�k�lm�� kiraz (a�a�lar�), �st �ste dizili meyveleri sarkm�� muz a�a�lar�, (Vak�a Suresi, 28-29)

��lerinde (her t�rden) meyve, e�siz-hurma ve e�siz-nar vard�r. (Rahman Suresi, 68)

Ve (daha) bir�ok meyveler aras�nda, kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler). (Vak�a Suresi, 32-33)

��te onlar; onlar i�in bilinen bir r�z�k vard�r. �e�itli-meyveler. Onlar ikram g�renlerdir. Nimetlerle donat�lm�� (naim) cennetlerde. (Saffat Suresi, 41-43)

Cennetteki Yiyeceklerden �rnekler:Hurma:

Bir hadiste hurma ile ilgili olarak ��yle rivayet edilmi�tir:

Bir ki�i, "Ya Resulullah cennetin i�inde hurma var m�d�r? ��nk� ben hurmay� seviyorum" diye sordu. Resulullah:

"Evet vard�r. ... cennet hurmalar�n�n alt�ndan dallar� vard�r. Budaklar�n�n ba�lar� alt�ndand�r. Alt�ndan budaklar� vard�r. Alemlerden herhangi bir kimsenin g�rmekte oldu�u elbiselerin en g�zeli gibi yapraklar� vard�r. Alt�ndan hurma salk�mlar� vard�r. Hurma salk�mlar�n�n ��p� de alt�ndand�r. Alt�ndan hurma tanesinin dibinde yap���k pul gibi �eyler vard�r. B�y�k k�pler gibi meyveler var ki (onlar) k�p�kten yumu�ak, baldan tatl�d�r." [Tezkireti'l Kurtubi, s. 315/522]

Hurman�n tarif edildi�i bir ba�ka hadis de ��yledir:

Cennetteki hurma a�ac�n�n dallar� k�rm�z� alt�nd�r. Saplar� ye�il z�mr�tt�r. Yapraklar� ipek gibidir. Meyvesi kule gibi iri taneli, kaymaktan yumu�ak ve �ekirdeksizdir. [Ramuz el-Ehadis-2, s. 451/4]

Dikkat edilecek olursa cennetteki her detay bizim tan�d���m�z, bildi�imiz en g�zal�c� ve k�ymetli �eylerle k�yas edilerek g�r�n�mleri ve lezzetleri ile ne kadar de�erli birer nimet olduklar� vurgulanmaktad�r. �rne�in cennetteki hurma a�ac�n�n dallar� alt�na, yapraklar� �ok g�zel ve de�erli bir kuma� olan ipe�e benzetilmi�tir.

... Onlar, ate�e �a��r�rlar, Allah ise Kendi izniyle cennete ve ma�firete �a��r�r. O, insanlara ayetlerini a��klar. Umulur ki ���t al�p-d���n�rler.
(Bakara Suresi, 221)

Cennetteki hurma tanelerinin b�y�kl���ne dikkat �ekilen bir ba�ka hadis ise ��yledir:

Cennette hurma a�a�lar�n�n dallar� ye�il z�mr�tt�r. Budaklar� k�rm�z� alt�nd�r. Yapraklar� cennet ahalisi i�in giyecek k�yafetleridir. Onun bir k�sm� k�sa (i�) elbiseleri, bir k�sm� da i�i astarl� d�� elbiseleridir. Cennet hurmas�n�n meyvesi b�y�k testiler ve kovalar gibidir. S�tten daha beyaz, baldan tatl�, k�p�kten yumu�akt�r. ��inde de �ekirdek yoktur. [Tezkireti'l Kurtubi, s. 314]

Yukar�daki hadiste m�cevherlerle tarif edilen hurman�n, g�r�n�m�n yan� s�ra lezzetinin de Allah'�n dilemesiyle �ok m�kemmel olaca�� vurgulanmaktad�r.

�ncir:

Bir rivayete g�re Peygamber Efendimiz (sav) incirle ilgili �unlar� bildirmi�tir:

Peygamber Efendimiz (sav) bir tabak incir hediye edilip ondan yedi ve sahabelerine: "Bundan yeyiniz. E�er ben bir meyvenin cennetten indi�ini s�ylersem i�te cennetten inen meyve bu incirdir." buyurdu. (�l�m-K�yamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 313)

�ncir Kuran'da ismi ge�en ve dikkat �ekilen meyvelerden biridir. (Tin Suresi, 1) Meyveler aras�nda en y�ksek mineral kaynaklar�ndan biri olan incir, enerji veren bir yiyecek olmas� bak�m�ndan da �zel bir yere sahiptir.

Karpuz:

Peygamberimiz (sav)'in bir hadisinde karpuz hakk�nda ��yle s�yledi�i rivayet edilmi�tir:

Karpuzdan faydalan�n�z ve ona ta'zim (sayg�) ediniz. ��nk� onun suyu cennetten, tad� da cennet tad�ndand�r... karpuz cennet (meyvelerin)dendir. (�l�m-K�yamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 313)

Ve (daha) bir�ok meyveler aras�nda, kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler). (Vak�a Suresi, 32-33)

Muz:

Hadislerde ge�en bir cennet meyvesi de muzdur:

D�nyada cennet meyvesine benzeyen �ey ancak muzdur. ��nk� Allah Teala (cennetin yemi�i hakk�nda), "Onun yemi�leri devaml�d�r", buyurmu�tur. Sen ise muzu, yaz ve k�� senenin her mevsiminde bulabilmektesin. (�l�m-K�yamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 312-313)

Nitekim cennet tasvirlerinin yap�ld��� ayetlerde, Allah bu meyveden ��yle bahsetmektedir:

Y�kl� dallar� b�k�lm�� kiraz (a�a�lar�). �st �ste dizili meyveleri sarkm�� muz a�a�lar�. Yay�l�p-uzanm�� g�lgeler. Durmaks�z�n akan su(lar). Ve (daha) bir�ok meyveler aras�nda. Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler). (Vak�a Suresi, 28-33)

Muz kendine has aromas�yla, benzersiz lezzeti ve say�s�z faydas�yla pek �ok ki�inin sevdi�i bir nimettir. Fakat ku�kusuz cennetteki muz da di�er t�m nimetler gibi, d�nyadakinden �ok daha kusursuz, �ok daha lezzetli ve g�zel kokulu olacakt�r. En do�rusunu Allah bilir.

Et:

Ayet ve hadislerde meyve d���nda bahsi ge�en nimetlerden biri de ettir. Allah bir ayetinde "Onlara, istek duyup-arzulad�klar� meyvelerden ve etten bol bol verdik." (Tur Suresi, 22) buyurarak etin bir cennet nimeti oldu�unu haber vermektedir.

Peygamberimiz (sav) de bir hadiste et hakk�nda ��yle buyurmu�tur:

Cennet halk�n�n ekmek kat���n�n en faziletlisi, en nefisi ettir. Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. [Tezkireti'l Kurtubi, s. 363/654]

Kuran'da ve hadislerde �zellikle dikkat �ekilen et �e�idi ise ku� etidir. Kuran'da "canlar�n�n �ekti�i ku� eti" ayetiyle haber verilen (Vak�a Suresi, 21) ku� eti bir hadiste ��yle vurgulanm��t�r:

Cennette senin can�n ku� isteyecek. Hemen k�zart�lm�� olarak �n�ne getirilip konacakt�r. [B�y�k Hadis K�lliyat�-5, s. 414/10 123 ]

Et t�rleri aras�nda Kuran'da bahsi ge�enlerden �zellikle "b�ld�rc�n eti" makbul bir yiyecektir. Bu nimet cennette bolca bulunacak, M�sl�manlara en g�zel �ekilde sunulacakt�r. (En do�rusunu Allah bilir.)

 

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."